Panik Atak

Konusu 'SAĞLIK' forumundadır ve ömr-ü diyar tarafından 5 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ömr-ü diyar لاَ تَحْزَنْ إِنَّ اللّهَ مَعَنَا Yönetici Genel Sorumlu

    Panik atak geldiği zaman ortaya çıkan korku, bu korkunun körüklediği ve kişiye ölüyorum duygusu veren fiziki belirtiler, daha çok korku, daha fazla sıkıntı… Bir kısırdöngü içine giren hasta, bu kâbustan kurtulmak için kendi kendine telkini, panik atağı durdurmayı öğrenmeli. Zaten panik atak, tedavisi uzun süren, kalıcı bir hastalık değil. İşte Doç. Dr. Tarık Yılmaz’dan panik atak tedavisi.

    Panik atakla yaşamak nasıldır?
    Panik atağın yüzde 90′ların üzerinde tedavisi mümkündür. Bu nedenle tedavisi mümkün bir rahatsızlıkla birlikte yaşamak zorunda değiliz. Tedavi edilemeyen rahatsızlıklarla birlikte yaşamak zorundayız. Tedavideki asıl önemli nokta, panik atağın nasıl durdurulması gerektiğinin öğrenilmesidir. Biz hastalarımıza panik atağı nasıl durduracaklarını öğretiyoruz.

    Bir örnek vermek gerekirse, kişinin çarpıntısı ortaya çıkıyor. Çarpıntısı olan kişi, panik atak sırasında kalp krizi geçirdiğine inanıyor. Panik atak sırasında kalp krizi geçirdiğine inandığı için her kalp krizi geçiren insan gibi korkmaya başlıyor ve bedenin korkuya verdiği reaksiyonlar ortaya çıkıyor:

    Tansiyon yükseliyor, kalp çarpıntısı, sıcak-soğuk terleme olabiliyor, bedende kasılmalar meydana gelebiliyor. Korkudan dolayı çarpıntısı artan kişi bu defa kalp krizi geçirme düşüncesine daha çok inanmaya başlıyor. Kalp krizi geçirdiğine inancı arttıkça korku artıyor, korku arttıkça çarpıntı artıyor ve bir kısırdöngü oluşuyor. Panik atak bu kısırdöngünün ta kendisidir.

    Bu modelde biz hastalarımıza panik atağı nasıl durduracaklarını, yani bu kısırdöngüyü nasıl durduracaklarını öğretiriz. Bu tedaviyi ilaçlarla desteklemek tedavinin başarısını artırır. İlaç tedavisiyle durdurulan panik ataklar buna rağmen tekrarlarsa, bir süre sonra ilaç etkisiz kalmaya başlar. Çünkü hasta, “Ben ilaca rağmen tekrar panik atağı yaşamaya başladım” diye telaşa kapılır ve korkusu artar. Bu nedenle
    ikinci atak genellikle daha ağır olur.

    Bu terapi çerçevesinde hastaların panik atağı nasıl durduracaklarını öğrenmeleri gerekiyor. Hastamız bir süre sonra açık alanda panik atak yaşamaya başladığında da bunu erken dönemde fark ediyor ve öğrendiği teknikleri uygulamaya başlıyor. Bu şekilde de panik atağı durdurma imkânı ortaya çıkıyor. Panik atak tedavisinde iki ana grup ilaçtan yararlanmak mümkün. Antidepresanlar ve benzodiyazepinler dediğimiz grup.
    Benzodiyazepinler grubunda alışkanlık yapan ilaçlar vardır. Bu ilaçları mümkün olduğu kadar kısa sürelerde kullanmak ve düzenli almamak gerekiyor. Aslında benzodiyazepinler iki-dört haftadan sonra alışkanlık yapabilir. Ancak antidepresanlarda böyle bir alışkanlık söz konusu değildir. Sadece kesilme belirtisi yapabilirler.
     

Sayfayı Paylaş