Namazın Güzellikleri

Konusu 'NAMAZLA DİRİLİŞ' forumundadır ve ömr-ü diyar tarafından 6 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. ömr-ü diyar

    ömr-ü diyar لاَ تَحْزَنْ إِنَّ اللّهَ مَعَنَا Yönetici Genel Sorumlu

    Görücü usulü ile evlenen bir çiftin, birbirlerini tercih ederken "Önce namaz" düsturundan hareket ettiklerini, evlendikten sonra bir süre bazı sıkıntılar çektiklerini ancak namazın bereketiyle, Cenab-ı Hakk'ın lütfuyla, çok mutlu olduklarını öğrenmiş ve çok duygulanmıştım.
    Demek ki; namaz etrafında örgülenen bir hayatın, bizim bu gözlerle fark edemeyeceğimiz bir zerâfeti, hissedemeyeceğimiz sırları ve güzellikleri vardı...
    Namaz İslâm'ın beş şartından birisidir. Kelime-i şahadetten sonra, Müslüman olmanın ilk nişanıdır. Namaz farzların en önemlisidir? Namaz kalbin nurudur. Namaz müminin miracıdır. Namaz dua etmek demektir? Kısacası, Müslüman olan kişi namaz kılar.Yüce kitabımızda birçok yerde namaz buyruluyor. Bunlardan bazıları şöyledir:
    Bakara suresi 43. ayet-i kerimede: "Namaz kılın, zekât verin"
    45. ayet-i kerimede: "Sabırla namazla yardım dileyin"
    Maide suresi 6. Ayet-i Kerimede: "Ey inananlar namaza durmak isteyin, başınızı mesnedin, ayaklarınızı da topuklarınıza kadar yıkayın." diye emrediliyor.
    Furkan suresi 64: "Onlar ki geceleri Rablerine secde ederek, ayakta geçirirler."
    Mearic suresi 13: "Onlar ki: Namazlarına devam ederler." buyrulmaktadır.
    Sevgili peygamberimiz (s.a.) "İslâm beş şey üzerine kurulmuştur, Kelime-i şahadet, namaz, zekat, hac, oruç." diye buyurmuşlardır.
    Bir günde beş vakit namaz farzdır. Bu hüküm akıl baliğ olmuş her müslüman için geçerlidir.
    Namaz dinin direğidir!..
    Şartlarına uygun, huşu içinde kılınan bir namaz, o namazı kalanı kötülüklerden alıkoyar, insana bir neşe ve zindelik verir. "Beş vakit namaz sahibini yolda komaz" cümlesi ne kadar anlamlıdır...
    Namaz vesilesi ile kişi önce, günde beş vakit abdest alarak madden temizlenir. Sonra da namazın bereketiyle manen temizlenir.
    Gene sevgili Peygamberimiz, "Dünyada bana üç şey sevdirildi; "Kadın, güzel koku ve gözümün nuru namaz" diye buyurmuşlardır. Namazdan bahsederken, "gözümün nuru" diye ifadede bulunmaları, bu ibadetin önemini işaret içindir.
    Namaz, sosyal adalet planında İslâm'ın en güzel prensiplerinden birisidir. Zengin, fakir, amir, memur, yaşlı,genç, her renkten, her ırktan insanlar Allah'ın huzurunda aynı safta namaz kılarlar. Herhalde böyle birşeyin dünyada başka bir örneği daha yoktur.
    Namazda vakit esastır. Her namazı vaktinde kılmalıdır. Cemaatle kılmaya büyük özen gösterilmelidir. Çünkü cemaatin hem sevabı bakımından hem de içtimai bakımdan büyük önemi vardır.
    Namazın sunduğu güzellikler içinde, abdest gibi temizlik esasının yanında, ezan gibi bir harika mesaj da vardır. Allahü ekber derken. Allah'ın en büyük olduğunu, tek hüküm sahibinin o olduğunu bütün âleme ilân etmek ne güzel bir harekettir.
    Namaz Cenab-ı Hakk'ın huzuruna varıp önce ayakta durmak sonra rüku ile belini bükmek, sonra secde ile alnını yere koymak gibi "kula kulluğun yakıştığının" göstergesidir.
    Sabah namazı, öğle namazı, ikindi namazı, akşam namazı, yatsı namazı, cuma namazı farzdır.
    Bayram namazı vacibdir. Kuşluk namazı, teşbih, namazı, teheccüt namazı gibileri nafile namazdır.
    Her namazın ayrı bir güzelliği, ayrı bir zerâfeti vardır. Günü kulluğa endeksleyenler için teheccüd namazı ve sabah namazının ayrı bir lezzeti vardır.
    Hele sabah camiden çıkınca kuşların ötüşü, hafif bir rüzgarın yüzünüzü okşayışı ve güne böylece merhaba demek, birileri uyurken, uyumayanların hürmetine Cenab-ı Hak'tan istemek, ne kadar özel ve kadar tarifi zor olan duygularla başbaşa bırakıyor insanı.. Özetle, namaz bütün ibadetlerin en önemlisidir. Hesap gününde "önce namazdan" sorulacaktır. Öyle ise namazı büyük huşu içinde, büyük bir zevkle kılmak gerekmektedir.
    Hz. Sabit (r.a.) "Zübeyr oğlu Abdullah namaz kılarken sanki ayakta dikili bir ağaç gibi durur, bazen öyle uzun rüku ederdi ki bütün gece rüku ile geçerdi. Bazende bütün geceyi secde ile geçirirdi..
    Hz. Osman, suikast sonucu yaralı iken, kan kaybederken bile namaz vakti gelince namazını kılıyordu.
    Hz. Ali'nin namaz vakti gelince vücudu titrer yüzü sararırdı.
    Rabia (r.a.): Peygamber efendimize, Ya Rasulallah cennette seninle olmak isterim" deyince, O'da "öyle ise secdelerin çokluğu ile bana yardımcı ol" buyurmuşlardır.
    Peygamber efendimizin bu buyrukları, kulluk meselesinde sebebe sarılmak gereğini ortaya koymuştur.
    Namaz, gerçekten müslümanın hayatında "olmazsa, olmaz" niteliği taşıyan çok önemli bir ibadettir.
    Namazı önce görev bilmeli, sonra hissederek, severek kılmalıdır.
    Eğer namazın sırrını anlayabilsek, belki namazdan başka bir şey düşünmeyeceğiz, başka hiçbir şeyden zevk almayacağız...
    "Kul oldum, kul oldum" hassasiyeti ile ve şairin dediği: "her gün yalnız, namazdan namaza uyansam ve tekrar uyusam ve uyansam ezanla, yasaya dursun insan, hayat dediği zanla,"muhabbetini yüreğimizde hissederek, namaz kılalım. Namazdan nasibimizi alalım inşaallah.

    Alıntıdır
     

Sayfayı Paylaş