Sponsorlu bağlantılar
Notu Gizle
SORU'NU SOR cevabını size iletelim. Soru sormak için TIKLAYINIZ.

Kur'an Tilavetinde Sunum Farklılığı

  1. NURULLAH DAĞ Yeni Üye Acemi

    Sponsorlu bağlantılar
    Müslüman aleminin en fazla değer verdiği ve usanmadan okuduğu İlahi kitabın adıdır Kur’an-ı Kerim. O’nu okuyan her mü’min, manevi olarak O’ndan büyük bir feyz alır ve ruhen bir rahatlık hisseder.

    Kur’an-ı Kerimi inanan bir insan, O’nu bizzat kendisi okuduğu gibi güzel okuyan bir takım Hafız efendilerden de dinlemeyi ihmal etmez. Hele bu, ismini meşhur hafızlar arasına yazdırmış bir Kur’an okuyucusu ise o zaman dinlenilen o tilavet apayrı bir mahiyet kazanır.

    Kur’an tilaveti deyince akla ilk gelen Mısır coğrafyası ve yetiştirdiği ender hafızlardır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu coğrafyanın sinelerde derin bir iz bırakmış hafızı merhum Abdussamed’tir. Kendine has üslubuyla tilavet dünyasına altın harflerle ismini yazdırmıştır. Öte yandan, Mustafa İsmail, Sıddık el-Minşevi ve bugün yaşayan efsane olarak kabul edilen Dr. Ahmed Na’ina gibi okuyucular Kur’an Tilavetinin Mısırlı muhteşem temsilcileridir. Başlı başına ekol sahibi olmuş bu şahsiyetler son asra büyük damga vurmuş ve Kur’an-ı güzel okumaya istekli yerli ve yabancı milyonlarca hafızı etkisi altına almışlardır. Onların okuyuşlarında derin bir hava bulunmaktadır. Onları dinleyince insan, sanki Kur’an yeniden nazil oluyormuş gibi hissetmekte ve adeta kendinden geçmektedir.

    Öte yandan, Türk okuyucularda kendine has, adına İstanbul tavrı dedikleri bir üslupla Kur’an-ı okumaktadırlar. Ancak, hemen belirtelim ki bu üslup, İlahi kelamı kendine yakışır bir şekilde icra etme noktasında çok vasat kalmaktadır. Kur’an harflerini aşırı bir şekilde çıkarmış olmanın ötesine geçememektedir. Bu üslupta bir okuyucuyu dinlediğinizde kendinizi sanki saygı duruşunun yapıldığı bir ortamda hissedersiniz. Bu coğrafyada böyle ilginç bir okuyuşun gelişmesinde birçok sebep vardır, biz burada onlara girmeyeceğiz.

    Sonsöz olarak şunları ifade etmek gerekmektedir: Kur’an-ı Kerimi sadece lafzıyla okumak yeterli olmamaktadır. O’nun Musikisinin vereceği hava, mutlaka anlamının havası olmalıdır. Anlamını bir noktada hissedebilmek, O’nun kendine özgü bir tarzda okunmasına bağlıdır. İşte, bu tarzında yukarıda isimlerini zikretmiş olduğumuz okuyucularda bulunduğunu ifade ederek, sizleri o değerli okuyuşları dinlemeye ve İlahi Kelamın havasını derince teneffüs etmeye davet ediyoruz.

    Merhum Akif'imizin şu sözleri bu bağlamda hitamuh-u misk olsun:

    Lafzı muhkem yalınız, anlaşılan Kur’an’ın:
    Çünkü kaydında değil, hiçbirimiz ma’nanın:
    Ya açar Nazm-ı Celil’in, bakarız yaprağına;
    Yahud üfler geçeriz bir ölünün toprağına.
    İnmemiştir hele Kur’an, bunu hakkıyla bilin,
    Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!
    (Süleymaniye Kürsüsün)

    NURULLAH DAĞ
    İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
    İLAHİYAT FAKÜLTESİ
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 27 Aralık 2014
  2. Sponsorlu bağlantılar
  3. İlk defa böyle bir yazı okudum, çok ince ve sanatsal bir yazı olmuş. Eline yüreğine saglık Nurullah Dağ hocamızın. Mustafa ismaille ilgili paragraf hakikaten enfes olmuş.
     
  4. fersah Yeni Üye Acemi

    Nurullah hocanın Yeni Asya gazetesindeki yazıları için başlık açtım bakabilirsiniz.
     
  5. fersah Yeni Üye Acemi

Sayfayı Paylaş