Hızırla Kırk Saat

Konusu 'ŞİİR' forumundadır ve Eslem_Rufeyde tarafından 12 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Eslem_Rufeyde لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ Yönetici Super Moderator

    Hızırla Kırk Saat
    [​IMG]



    HIZIRLA KIRK SAAT


    Konuşacak Mehdi
    Geldi derleniş günü
    Derleniş toparlanış vakti
    Artık her gün her gece
    Bir kadir günü ve gecesi
    Kuran iniyor dağlardan tepelerden
    Yağmur onun yedeğinde
    Horazlar en keskin sesleriyle ötmede
    Koyunlar ışıldıyor yünlerinde
    Yeni ve keskin bir bilgelik keçilerde
    Doğudan batıya bir şimşek atlardan
    Heyamolalarla inip çıkan
    Bir eleğimsağma develerden
    Kadınlar örtünürler Meryem örtülerini
    Bacalar yeniden tüter
    Odunların en sertinin yanışından
    Bırakarak gökyüzünde bir ocak sisi
    Dağlarda bir başka çoşkunluk çağlıyor
    Menekşede çiğde kekikte ses var
    Bir vahiy uğultusu arılarda
    Karıncalarda hikmet suskunluğu
    Barışı ve çalışkanlığı sağduyunun
    Derleniş toparlanış diriliş saati
    Geldi
    Yükseldi bir ağartı müslüman ufuklardan
    Müslüman mevsim ve iklimlerden
    Kelimeler sıçradı yıllarca beklemişlerdi taşlarda
    Bir başkalaşım oldu yazılarda
    Seslerin durduğu yerde
    Gizlice süren bir ayet sonu yumuşaklığı
    Duruşlar bir süreden inmişcesine ağırbaşlı
    Davranışlar ölçülü tartılı
    Büyük dönüş başlamadan önce
    Kendini bırak evrenin koştuğu o Bütüne
    Bir kanat çırpmasıyla karıştığı Varlığa
    Düzeltip dünyayı yeniden
    Toplumu dirilten insanı erdiren
    Şeytanı bir duvar ucunda sıkıştıran
    Dam saçaklarında koğalayıp
    Eski sınırına iten
    Kentlere mutluluğu
    Bir ikindi anıtı gibi getiren
    Her eve mermer dağıtan
    Şelale paylaştıran
    Kan kanalı uzatan
    Engebeli bir gebelikte
    Yatağından korkan kadınlara

    Süt verin süt verin çocuklara
    Alarak nar incir gibi yemişlerden
    Şit evi sığnağı zeytinlerden
    Meryemin dayanağı hurmadan
    Tükenin var olan varlığıyla Varlığın
    Ki göreceksiniz kesin kesin
    Yüzünüzü nereye çevirirseniz çevirin
    O'dur var olan var eden
    Biçim veren değiştiren
    Dağıtan toplayan
    Hiç olmamışa çeviren
    Bir çırpıda gelip
    Geçmişe döndüren zamanı
    Sesi seslendiren yeri yerlendiren
    Sonra açıp yeli yürüyen bir kabir gibi
    İçine yeri yerleştiren gömen
    Bir kan pıhtısından meniden
    Bir insan türeten
    Sonra onu büyüten
    Sözüne kulak yapan ağız yapan
    İşine onda bir yetenek özü mayalandıran
    İnanış veren sabır veren
    Kur'an'a da şeytana da
    Eş yapan yoldaş yapan sırasında
    Bir örtü gibi birden açan dünyayı
    Sonra birden toplayan ortalığı
    En büyük kolleksiyon sahibi
    Kafataslarından kemiklerden
    Güneşten aydan yıldızlardan
    Cennet ve cehennemlerin
    Kaybolduğu doğduğu girdabından
    Her çağ bir başka ses
    Duyulan mızrabından
    Doğmamış ve ölmeyen
    Gelmemiş ve gitmeyen

    Artık her gün her gece
    Bir kadir günü ve gecesi
    Kur'an iniyor dağlardan tepelerden
    Yağmur onun yedeğinde
    Horazlar en keskin sesleriyle ötmede
    Koyunlar ışıldıyor yünlerinde
    Yeni ve keskin bir bilgelik keçilerde
    Doğudan batıya bir şimşek atlardan
    Heyamolalarla inip çıkan
    Bir eleğimsağma develerden
    Kadınlar örtünürler Meryem örtülerini
    Bacalar yeniden tüter
    Odunların en sertınin yanışından
    Bırakarak gökyüzünde bir ocak sisi
    Dağlarda bir başka çoşkunluk çağlıyor
    Menekşede çiğde kekikte ses var
    Bir vahiy uğultusu arılarda
    Karıncalarda hikmet suskunluğu
    Barışı ve çalışkanlığı sağduyunun
    Derleniş toparlanış diriliş saati
    Geldi
    Yükseldi bir ağartı müslüman ufuklardan
    Müslüman mevsim ve iklimlerden
    Kelimeler sıçradı yıllarca beklemişlerdi taşlarda
    Bir başkalaşım oldu yazılarda
    Seslerin durduğu yerde
    Gizlice süren bir ayet sonu yumuşaklığı
    Duruşlar bir süreden inmişcesine ağırbaşlı
    Davranışlar ölçülü tartılı
    Büyük dönüş başlamadan önce
    Kendini bırak evrenin koştuğu o Bütüne
    Bir kanat çırpmasıyla karıştığı Varlığa
    Düzeltip dünyayı yeniden
    Toplumu dirilten insanı erdiren
    Şeytanı bir duvar ucunda sıkıştıran
    Dam saçaklarında koğalayıp
    Eski sınırına iten
    Kentlere mutluluğu
    Bir ikindi anıtı gibi getiren
    Her eve mermer dağıtan
    Şelale paylaştıran
    Kan kanalı uzatan
    Engebeli bir gebelikte
    Yatağından korkan kadınlara


    Süt verin süt verin çocuklara
    Alarak nar incir gibi yemişlerden
    Şit evi sığnağı zeytinlerden
    Meryemin dayanağı hurmadan
    Tükenin var olan varlığıyla Varlığın
    Ki göreceksiniz kesin kesin
    Yüzünüzü nereye çevirirseniz çevirin
    O'dur var olan var eden
    Biçim veren değiştiren
    Dağıtan toplayan
    Hiç olmamışa çeviren
    Bir çırpıda gelip
    Geçmişe döndüren zamanı
    Sesi seslendiren yeri yerlendiren
    Sonra açıp yeli yürüyen bir kabir gibi
    İçine yeri yerleştiren gömen
    Bir kan pıhtısından meniden
    Bir insan türeten
    Sonra onu büyüten
    Sözüne kulak yapan ağız yapan
    İşine onda bir yetenek özü mayalandıran
    İnanış veren sabır veren
    Kur'an'a da şeytana da
    Eş yapan yoldaş yapan sırasında
    Bir örtü gibi birden açan dünyayı
    Sonra birden toplayan ortalığı
    En büyük kolleksiyon sahibi
    Kafataslarından kemiklerden
    Güneşten aydan yıldızlardan
    Cennet ve cehennemlerin
    Kaybolduğu doğduğu girdabından
    Her çağ bir başka ses
    Duyulan mızrabından
    Doğmamış ve ölmeyen
    Gelmemiş ve gitmeyen

    Sezai KARAKOÇ

     
    1 kişi bunu beğeniyor.

Sayfayı Paylaş