Hasan el-Benna kimdir

Konusu 'İSLAM TARİHİ' forumundadır ve *TuanA* tarafından 11 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. *TuanA*

    *TuanA* Vip Üye Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    [​IMG]
    HASAN EL-BENNA ​




    Hasan el-Benna 1906 yılında dünyaya gelir. Babası dindar bir müslümandır. Hasan el-Benna ilk eğitimini babasından alır. Özellikle ülkesi olan Mısırın İngiliz hegomanyası altında oluşu Hasan el-Benna’yı derinden etkiler. Yetiştiği mahallenin İslami bir yer olması Onun yetişmesindeki önemli etkilerden biridir.Küçük yaşlarda düşünce dünyasını etkileyen iki önemli eser İmam Malikin Muvattas’ı , İmam Şafiin ve Ahmet bin Hanbelin Müsned’leridir.
    Daha küçük yaşlarda arkadaşlarıyla tebliğ çalışmalarına başlar. Erkeklerin altın takmaması ve ipek giyinmemesi için bir bildiri yayınlarlar.
    On altı yaşına gelince babası Onu öğretmen yetiştiren Darul-Ulum’a verir. Okumak için Kahire’ye gittiği tarih insanlar İslmadan uzaklaşmış bir durmdadır. (1923-1927).
    Hasan el-Benna bu çöküş yıllarında yazdığı iki esriyle düşünce dünyasını açığa vurmuştur. Artık O bazı yanlışları görmekle kalmamış Muhammedi (SAV) çağrıya uyarak yanlışların düzeltilmesi için sesini de yükseltmiştir.İlki Taha Hüseyin’in hadise ve vahiye saldırdığı “İslam Öncesi Şiir” kitabına yazdığı reddiyedir. Diğeri ise laikliğin ve bununla birlikte İslamın hayat dışında kalmasının savunulduğu “İslam ve Hükümet İlkeleri” adlı Ali Abdurrazık ’ın kitabı için yazdığı reddiyedir.Hasan el-Benna 1927 yılında Darul-Ulum’dan birincilikle mezun olur. İslaniye şehrine öğretmen olarak tayini çıkar. Bundan bir yıl sonra aralarında işçi esnaf ve öğrencilerin bulunduğu altı arkadaşıyla “İhvan-i Müslimin Teşkilatını” kurar. Gece kondu mahallesinde kurulan bu teşkilat İslam’ın o zirve döneminden sonra Müslümanların yüreklerini incitir.Teşkilatın genel amacı yeniden İslam Dinine dönmedir.Allah’a iman,sünneti öğrenme,namaz kılma,oruç tutma,zekat verme…gibi konular teşkilatın işlediği başlıca konulardır.Buda gösteriyor ki halk bütün İslami birikimini yitirmiştir.Bildiriler yayınlayıp şehirlere,mahallelere yollamışlardır. Kahvelere gidip İslamı anlatmışlardır. İslam kişilerde evlerde mahallelerde şehirlerde yayılmaya başlamıştır. Teşkilatı şubeleri giderek artmıştır. Merkezini Kahire’ye taşıyan İhvan artık büyük bir güç olmuştur.Hasan el-Benna bir ıslahat programı hazırlar ve bunu krala yollar.
    Kraldan istedikleri şeyleri şöyle sıralayabiliriz:
    Kadın erkek karışıklığına hem sosyal hem de eğitim alanında son verilmeli.
    İçki, kumar şans oyunları yasaklanmalı.
    Gece kulüpleri ve sinemalar kapatılmalı.
    Gazeteler kadın resimleri basmaya son vermeli, eğitim Marksist düşüncelerden bir an önce arındırılmalı ve Avrupa taklitçiliğinden vazgeçilmelidir.
    İkinci dünya savaşı sırsında İhvan adeta devlet içinde devlet olmuştur.
    Mısırın her yanında okullar,camiler, ticaret merkezleri yapmışlardır. Çıkardıkları gazete ve dergi gibi yayınlar tiraj üstüne tiraj kırmıştır.Bu yakarış ve kıyam yalnız Mısır ile sınırlı kalmamış, Suriye, Lübnan, Filistin, Ürdün, Tunus ve Fas’ta da yankı bulmuş ve İhvan buralarda da şubeler açmıştır.Hasan el-Benna İngilizlere karşı cihad ilan eder. İngilizlerin Süveyş Kanalından çekilmesini ister. 1948 yılında İsrail devletinin kurulmasından sonra Filistin’e gönüllü İhvan birlikleri gider. Ancak bu birlikler Mısır Devleti ile işbirliği ile gönderilmesi ve devlettin eski silahları dağıtması nedeniyle birlikler yenilir.
    İhvan artık Mısır için büyük bir tehdittir.
    Ve Mısır İhvana savaş açar. Binlerce İhvan üyesi Müslüman tutuklanır ve 12 Şubat 1949 yılında Hasan el–Benna uğradığı suikast sonucu şehit edilir.
    Ama bu kıyımla akan kanlardan daha da güçlü bir birlik çıkar adeta.
    Hasan el-Benna ‘nın kanıyla yerden bilinçli ve devrimci gençler filizlenir.Nitekim bunlardan biride Şehit Seyyit Kutub ’tur. İhvan ruhu Hasan el-Benna ile yoğrulmuştur. Ve bu ruh haklıyı ve Hakkı savunmuştur. Ve bu ruhla tarihe itilen İslam YÜCELEN İSLAM olmuştur.
    Sponsorlu Bağlantılar
  2. MuHaCiR

    MuHaCiR Vip Kullanıcı Özel Üye

    ALLAH razı olsun ...
    :gül2::gül2::gül2::gül2:
    Onlar verdikleri Sözde Durdular
    :gül2::gül2::gül2::gül2::gül2::gül2:

    ..
  3. FERASETLİ

    FERASETLİ Vip Kullanıcı Özel Üye

    Allah Razi vede hosnut Olsun
    Paylasim icin tskler,,,
  4. Münzevi

    Münzevi Genel Düzenleyici Yönetici Super Moderator




    Buda video versiyonu...
    Son düzenleyen: Moderatör: 27 Aralık 2013
  5. Münzevi

    Münzevi Genel Düzenleyici Yönetici Super Moderator

    Buda 20 Tavsiyesi;
    1-Şartlar ne olursa olsun ezanı duyduğunuz zaman namaza kalkın.
    2-Kur'an'ı Kerim'i okuyun, inceleyin veya dinleyin. Azıcık zamanınızı bile yararsız işlere ayırmayın.
    3-Dilinizi düzgün konuşmaya çalışın. Çünkü bu Müslüman olmanın belirtisidir. Arapça’yı öğrenin, çünkü Kur'an en güzel şekilde Arapça ile anlaşılır.
    4-Hiç bir konuda aşırı tartışmayın. Zira gösteriş hiç bir zaman yarar sağlamaz.
    5-Fazlaca gülmeyin. Çünkü Allah'a bağlı olan gönül, sakin ve vakarlı olur.
    6-Maskaralık yapmayın. Çünkü mücahid bir millet, ciddiyetten başka bir şey tanımaz.
    7-Dinleyicinin işiteceğinden fazla sesinizi yükseltmeyin. Çünkü bu bencillik ve eziyet vermektir.
    8-Kişileri çekiştirmek ve tavırları küçümsemekten sakının. Hayırdan başka bir şey konuşmayın.
    9-Karşılaştığınız kardeşlerinizle sizden istemese bile tanışmaya bakın.
    10-Görevler vakitlerden fazladır. Vakitten yararlanmak için başkasına yardımınızı esirgemeyin. Yapacak bir göreviniz varsa onu en kısa yoldan en güzel şekilde bitirmeye çalışın.
    11-Her hususta temizliğe önem verin. Evinizde, elbiselerinizde, vücudunuzda, iş yerinizde. Çünkü bu din, temizlik üzerine kurulmuştur.
    12-Ahdinize, sözünüze ve vadinize vefa gösterin. Şartlar ne olursa olsun bunlara muhalefet etmeyin.
    13-Okuma ve yazmanızı sağlamlaştırın. Müslümanların gazete ve dergilerini çokça mütalaa edin. Küçük de olsa kendinize ait bir kütüphaneniz olsun. İhtisas sahibi iseniz branşınızda derinleşin.
    14-Hükümet vazifelerine düşkün olmayın ve onları rızkın en dar kapısı olarak bilin. Ama size verildiği zaman da reddetmeyin. Davanın vecibeleri ile tamamen çatışmadığı müddetçe bu vazifelerden ayrılmayın.
    15- Malınızın bir kısmı ile davaya katılın, üzerinize farz olan zekâtı cemaate verin. Geliriniz ne kadar az olursa olsun, ondan fakir ve yoksullara bir hak ayırın.
    16- Az da olsa malınızın bir kısmını beklenmedik hadiseler için ayırın ve katiyen lüks eşyaya kapılmayın.
    17- Durmadan tevbe ve istiğfar edin. Uyumadan evvel birkaç dakikanızı nefsinizi muhasebeye ayırın. Şüpheli şeylerden kaçının ki harama düşmeyesiniz.
    18- Eğlence yerlerine yaklaşmak şöyle dursun, onlara karşı bir savaşa girişmelisiniz. Bütün konfor ve rehavet görüntülerinden uzaklaşın.
    19- Her yerde davanızı yaymaya çalışın. Nefsinizle şiddetli bir şekilde mücadele edin ki, onun yularını ele alasınız; gözünüzü haramdan ayırın, duygularınıza hâkim olun.
    20- Sürekli cemaatle ruhen ve amelen bağlantılı olun ve kendinizi daima kışlasında emir bekleyen bir asker gibi kabul edin.


    1 kişi bunu beğeniyor.

Sayfayı Paylaş