Göz Tansiyonunun Zararları

Konusu 'Göz Hastalıkları' forumundadır ve ömr-ü diyar tarafından 22 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. ömr-ü diyar

    ömr-ü diyar لاَ تَحْزَنْ إِنَّ اللّهَ مَعَنَا Yönetici Genel Sorumlu

    Sponsorlu Bağlantılar
    Glokom adıyla da bilinen göz tansiyonunun temel özelliği göziçi basıncının yükselmesidir. Normal koşullarda göziçi basıncı yaklaşık 20 mmHg (mm cıva basıncı) düzeyindedir. Bu basıncın artmasıyla ortaya çıkan hastalık çok eski zamanlardan beri bilinir. Glokom adı Yunanca’da mavimsi ya da grimsi göz rengini anlatan glaukos sözcüğünden gelir. Gerçekten de hastaların gözbebeğinde böyle bir renk görülebilir. Göziçi basıncının artması dışında hastalığın temel belirtileri göz dibinde ortaya çıkan bozukluklar ve görme alanında daralmadır.

    GÖZİÇİ BASINCI NASIL DEĞİŞİR?Göz, esnekliği çok sınırlı bir küre gibi düşünülebilir. Bu kürenin iç basmcım içerdiği sıvı miktarı belirler.Göz küresinin içini camsı cisim denen ve miktarı değişmeyen peltemsi bir madde doldurur. Saydam sıvı denen sıvı maddeyse korneanın (saydam tabaka) arka yüzü ile his ve göz merceği arasında yer alır. Saydam sıvı kirpiksi cisim tarafından salgılanır; kirpiksi cisimden (saydam tabaka) arka odaya, daha sonra da gözbebeğinden geçerek ön odaya gelir ve korneanın arka yüzüyle kisin ön yüzü arasındaki açıda bulunan oluşumlarca geri emilir.

    Üretilen ve emilen saydam sıvı miktarı eşit olduğunda, sürekli bir sıvı akışı sağlanır, göziçi sıvı hacmi değişmez. Ama saydam sıvının üretimi artar, emi-limi azalır ya da akışı engellenirse göziçi basıncı da yükselir.Göziçi basınç artışı yapısal değişiklikler ya da göz hastalıkları sonucunda geliştiğinde ikincil glokomdan söz edilir. Ama çoğu zaman basınç artışı kendiliğinden ortaya çıkar ve hastada birincil göz tansiyonu gelişir.

    BİRİNCİL GLOKOM
    Elli yaşını geçmiş insanların yaklaşık yüzde 2’sİnde görülür. Gençlerde çok ender rastlanan bir hastalıktır. Her iki cinste de görülür, ama kadınlar arasında biraz daha yaygındır. Hastalığın hormon değişikliklerine, yapısal etkenlere ve kan dolaşımını düzenleyen karmaşık süreçlerde aksama gibi damar hareketleri bozukluklarına bağlı olduğu düşünülmektedir.
    Birincil glokom tek bir hastalık olarak kabul edilir, ama olgudan olguya değişik bir hastalık gibi görünebilir. Bu nedenle de çoğu kez değişik biçimleriyle betimlenir.

    Basit kronik glokom – Erkeklerde ve kadınlarda aynı sıklıkla görülür. Son derece sessiz gelişir. Hasta daha önce en küçük bir rahatsızlık duymadan kör olmak üzere olduğunu fark eder. Hatta bu sırada öbür gözünde de ciddi bir körlük tehlikesi belirmiştir.Hastalığın dikkati çekebilecek ilk belirtisi hafif görme bozulduğudur; her şey bulanık görünür. Hasta bunu yaşlanmaya bağlar. Oysa bu görme bozukluğu presbiyopi değildir ve mercekle düzeltilemez. Hasta iyi okuyabildiği halde yere düşürdüğü bir şeyi bulmakta zorlanır ve bir oraya bir buraya bakar, çünkü görme alanı daralmıştır. Bu aşamada hastayı muayene eden uzman hekim göz tansiyonuna özgü belirtileri saptayabilir.

    alıntı

Sayfayı Paylaş