Konu içeriği: Cami Adabı Cami Adabı Rahmet birlik ve kardeşlik gibi toplum hayatını güçlendiren manevi unsurların bulunduğu cemaate ve bu cemaatin toplandığı yer olan camiye giderken dikkat
RahmetCami Adabı
birlik ve kardeşlik gibi toplum hayatını güçlendiren manevi unsurların bulunduğu cemaate ve bu cemaatin toplandığı yer olan camiye giderken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bunlar cami ve cemaat adabı dediğimiz bazı dini-ahlaki esaslardır. Bu adaplara saygılı
hürmetli olmak aynı zamanda mescidin sahibine hürmet manasına geleceği de pek tabiidir. Bunun için her Müslüman’ın bunları bilmesi ve bunlara uyması şarttır.
"Allah'ın evi" diye nitelendirilerek yüceltilen camilere girecek kimselerin maddî pisliklerden temizlenmiş olmaları yanında cünüplük gibi hükmî ve küfür gibi manevî kirliliklerden de arınmış olmaları gerekir. Bu sebeple cünüphayız ve nifas halinde bulunan kimselerin gusül abdesti almadan camiye girmeleri haramdır. Caminin üstü ile camiye dâhil alt ve üst katlar da aynı hükme tabidir. Ancak Hanefî ve Malikî mezheplerine göre mecburi hallerde böylelerinin teyemmüm ederek camiye girmeleri mümkündür.
Hz. Peygamber'in camiye girerken okuduğu çeşitli dualar hadis kaynaklarında yer almaktadır. Resul-i Ekrem bir hadisindecamiye girerken salatü selamdan sonra “Allahım
bana rahmet kapılarını aç!"
çıkarken de yine salatü selamdan sonra. "Allahım
senin lütuf ve keremini dilerim!” şeklinde dua edilmesini tavsiye etmiştir.
Camiye sağ ayakla girmeksol ayakla çıkmak sünnettir. Giren kimsenin tahiyyetü'l-mescid niyetiyle iki rek'at namaz kılması da sünnettir. Mescide girince farz veya başka bir namaz kılınınca tahiyyetü'l-mescid namazı dakılınmış olur.
Camiye ağır adımlarlavakar ve sükûnet içinde gitmeli ve içeriye sağ adımla "eüzü besmele" çekerek girmelidir. Ayakkabılar dışarıda elden geldiğince temizlenmeli
içeride de tabanları birbirine gelecek şekilde tutularak ayakkabılığa konulmalıdır.
İbadet yerleri olan camilerde cemaati rahatsız edenonların huzurunu bozan her türlü davranıştan uzak durmak gerekir. Başkalarını inciterek öne geçmek
rahatsızlık verecek şekilde safları sıkıştırmak ve namaz kılanın önünden geçmek de sakınılması gereken dav*ranışlardır. Kırda ve büyük Camide ayaklar ile secde arasından
küçük mescidde ve odada ise
ayaklar ile kıble duvarı arasından geçmemelidir(Eni
boyu 20 metreden az olan mescide
küçük mescid denir.)
Hz. Peygamber"Sarımsak veya soğan yiyen kimse bizden ve mescitlerimizden uzak olsun
evinde otursun" (Buhari
edeb
76) buyuruyor. Aslında soğan ve sarımsak helal ve faydalı yiyeceklerdir. Fakat kokuları kimsenin hoşuna gitmez. Bu sebeple Peygamberimiz bu fena koku ile mescitlerde Müslümanların rahatsız edilmelerini istememiştir. Konuyu bu kadar dar çerçevede ele almak da doğru değildir. Müslümanların pis kokularla rahatsız edilmemeleri esas olduğuna göre
sigara ve ter kokusu gibi hoşa gitmeyen kokuları üstlerinde bulunduranların Resulullah'ın bu ikazını nazar-ı itibara almaları gerekir. Aksine camiye giderken güzel kokular sürünmek ise teşvik edilmiştir.
Cami içindeorada bulunanları rahatsız etmeyecek şekilde konuşmanın birsakıncası yoktur. Bununla birlikte sırf sohbet etmek maksadıyla camiye gitmek
yüksek sesle konuşmak
hatta başkalarını rahatsız edecek şekilde yüksek sesle zikir yapmak tasvip edilmemiştir. Ancak Cami ve mescitler Allah'ın evleridir. Oraya bu şuur ile girilmeli
içeride gürültü yapılmamalı
boş ve faydasız şeyler konuşulmamalı
sessizce oturup vaaz veya Kur'an dinlenmelidir.
Camiyi kirletmemek şartıyla orada uyumakta ve bir şeyler yemekte mahzur görmeyen fakihler bulunmakla birlikte Hanefî ve Maliki âlimleri i'tikafyolculuk veya misafirlik gibi özel durumlar dışında bunu mekruh saymıştır.
Bilindiği gibi dinimizcemaatle namaz kılmayı teşvik etmiş
bunu
birlik ve beraberliğin sembolü olarak görmüştür. Hz. Peygamber'in bu konuda pek çok hadis-i şerifi vardır. Bu Hadislerden birinde: "Cemaatle kılınan namaz
yalnız kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir" (Müslim
mesacid
42)buyurmuştur. Namazlarda sünnet ile farz arasında konuşulmamalıdır. Her namazdan sonra müsafeha etmek doğru değildir yalnız bayram namazlarından sonra müsafeha ile bayramlaşmak ve adet etmeden ara sıra müsafeha etmek caizdir.
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Ey Ademoğulları! Her mescide güzel elbiselerinizi giyerek gidinyiyin
için fakat israf etmeyin
çünkü Allah israf edenleri sevmez" (Araf/31) Öyleyse cami ve mescitlere giderken her şeyden önce kıyafetimize dikkat etmeli ve mümkünse yeni
ama mutlaka temiz bir elbise giymeliyiz. Bu konuda en çok dikkat edilecek şey çorap temizliği olmalıdır. Sıcak yaz günlerinde ayakları terleyen Müslümanlar camiye gittiklerinde hiç olmazsa çoraplarını çıkarıp ayakkabılarının içine koymak suretiyle Müslüman kardeşlerinin rahatsız olmalarını önlemelidirler.
Ön safta namaz kılmanın daha sevaplı olduğunu her Müslüman bilir. Yalnızcamiye geç gelenlerin cemaati yara yara ön safa geçmeye çalışmaları cami adabına uymaz. Ayrıca saflar düz ve sık olmalıdır. Safların sık olması
rahmetin gelmesine sebep olur. Saflar sıklaştırılıp omuzlar birbirine sıkıca değmelidir! Eshab-ı kiram safta çok sık durduğundan elbiselerinin omuzları eskirdi. Hadis-i şerifte
“Hak teâlâ safı sıklaştırana rahmet eder
safta boşluk bırakana gazap eder.” buyuruldu.
Camide herkes eşittir. Allah'ın huzurunda hiç kimsenin bir başkasına üstünlüğü yoktur. Kimse diğerine göre imtiyazlı değildir. Ancak imamın arkasında namaza duranların Kuran’ın tamamını veya bir kısmını ezberlemişdini bilgileri iyi olan kimseler olması yine cami adabındandır. Bunun sebebi imam yanıldığında hatasını düzeltmek veya herhangi bir sebeple imam namaza devam edemezse namazın kalan kısmını kıldırmaktır.
Ezan okunduğu sırada camide bulunan bir kişinin meşru mazereti olmaksızın namaz kılmadan çıkıp gitmesi mekruhtur.
Camiden Allah Teâlâ’nın huzurundan kaçıyormuş gibi itişip kakışarak dışarı çıkmakayakkabıları başkalarının üstüne başına sürmek hiç de hoş olmayan davranışlardır. Burada da İslami nezaket bize rehber olmalıdır.
Camilerde taraflara karşılıklı menfaat sağlayan alımsatım
kira vb. akidler veya gelir getirici diğer işler yapılmasının hükmü mezheplere göre mekruh veya haram sayılmış
hibe akdi ise caiz görülmüştür.
Camilerde taraflara karşılıklı menfaat sağlayan alımsatım
kira vb. akidler veya gelir getirici diğer işler yapılmasının hükmü mezheplere göre mekruh veya haram sayılmış
hibe akdi ise caiz görülmüştür.
![]()
|