Konu içeriği: Aile Hayatı Selamun Aleykum bu başlık adı altında aile ile ilgili kendimce önemli bulduğum bilgileri paylaşmaya çalışacağım İnşAllah . Sizlerde katkıda bulunabilirsiniz... :450674: HZ. PEYGAMBERİN
Selamun Aleykum bu başlık adı altında aile ile ilgilikendimce önemli bulduğum bilgileri paylaşmaya çalışacağım İnşAllah. Sizlerde katkıda bulunabilirsiniz...
:450674:
HZ. PEYGAMBERİN ÖRNEK AİLE REİSLİĞİ
Allah’ın Resülüiki cihan serveri Hz. Muhammed (sallAllahu aleyhi vesellem) müslümanlar için en güzel örnektir. Hayatımızın bütün rollerinde
Efendimiz bizim için en güzel ve en ideal örnektir.
Siz ideal bir devlet adamı örneği mi arıyorsunuzişte size en güzel örnek Hz. Muhammed Aleyhisselamın idareciliği. Siz ideal bir arkadaş örneği mi arıyorsunuz
işte size Resulullahın arkadaşlığı. Siz ideal bir aile reisi modeli mi arıyorsunuz
işte size en güzel aile reisi olan Hz. Muhammed aleyhisselam…
Allah-u Teala müminler için Peygamberin bir model olduğunu şu ayetle haber vermektedir: “Andolsunsizin için Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde en güzel bir örnek vardır.” (Ahzab
21)
Hiç şüphe yok kiyeryüzünde gelmiş-geçmiş ve gelecek hanelerin
kurulacak yuvaların en mesudu
en bahtiyarı ve en bereketlisi Allah Resulünün hanesiydi. O’nun hânesinde her zaman burcu burcu saadet kokardı. Onun evlilik hayatı kusursuzdur ve bugünün çiftlerine bir örnektir.
İştekısa kısa başlıklar altında Peygamber Efendimizin aile içi davranışları ve hadislerinden yola çıkarak mutlu yuva
mutlu aile için çok önemli reçeteler...
Eşlerine İlgi ve Alaka GösterirNeşelendirirdi
Ailesevgi üzerine kurulur. Sevgi olmadan
mutluluk olmaz. Peygamberimiz
aile bireylerini sever ve onlara değer verirdi. O
çok iyi bir aile reisi
şefkatli ve hoşgörülü bir insandı.
Bir eş ve babanın ailesine olan ilgisinin en önemli göstergesionlarla birlikte vakit geçirmesidir. Hz. Peygamber (sas)
buna özen gösterir
ne ibadeti
ne arkadaşlarıyla geçirdiği vakit
ne de dünya meşguliyeti buna mani olmazdı.
Oailesi ile birlikte olduğunda
onlarla sohbet eder
hal ve hatırlarını sorar
şakalaşır ve eğitmeye çalışırdı.
Peygamberimiz genel olarak bütün hanımlara karşı ve tabii ki kendi hanımlarına da çok nazik davranırhiçbir şekilde kalplerini kırmazdı.
Başta Hz. Âişe (radıyAllahu anha) validemiz olmak üzere bütün hanımlarıPeygamberimizin evde çok sakin
halim ve mütevazı olduğunu söyleyerek
onu her yönüyle mükemmel bir aile reisi
merhametli bir koca
şefkatli bir baba olarak anlatırlar.
RivâyetlerHz. Peygamber’in âilevî sohbetinin iki istikamette oluştuğunu göstermektedir: Birincisi
âile fertlerinin her biri ile şahsen teması ve husûsî sohbeti; ikincisi
âile fertlerinin tamamının birbiriyle temas ve sohbeti.
Allah Resulühanımları ile oturur
sohbet eder
hatta bir arkadaş gibi onlarla bazı meselelerin müzakeresini bile yapardı. O (sav) her zaman hanımları ile istişare etmiştir. Hâlbuki Peygamberin
onların düşünce ve fikirlerine kat’iyen ihtiyacı yoktu; çünkü O
vahiy ile desteklenmişti. Ancak O
ümmetine bir şeyler öğretmek istiyordu.
Kadınıkendisine o ana kadar hiçbir toplumda verilmeyen üstün bir konuma oturtacaktı. İlk vahyi aldığı zaman
içinde bulunduğu sıkıntılı durumu hanımı ile istişâre etmiştir.
Hanımlarına faziletlerini söylemesisevdiğini ifade etmesi
bineğine alması
aynı kabın suyu ile müştereken yıkanılması
hanımının hayvana binmesinde yardımcı olması ve dizine bastırarak bindirmesi
kendisine yapılan yemek davetine “hanım da olursa” kaydıyla icabet etmesi
bir sıkıntıyla kederlenip ağlayanın gözyaşlarını elleriyle silerek teselli etmesi gibi Resûlullah’ın (sas) pek çok davranışı hanımlarını memnun etmeye yöneliktir.
İlgi ve alâkanın varlığını gösteren bir husus da kişininkarşısındakinin ihtiyaçlarını fark etmesi ve bu ihtiyacın giderilmesine imkân tanımasıdır. Aynı şekilde insan fıtratında var olan eğlenme ve şakalaşma ihtiyacını bilen Resûlullah (sas) buna da imkân tanımış ve bizzat eşleriyle şakalaşmıştır.
Peygamberimizin yaptığı şakalaryerli yerinde ve mesaj doluydu. Lüzumsuz ve yersiz değildi. Daha çok gönül alıcı ve sevindirici şakalar yapardı. Çocuklarla
hanımlarıyla
yaşlı ve kimsesiz kişilerle şakalaşması bu türdendi.
Görüldüğü gibiHz. Peygamber aile içinde gayet toleranslı davranır ve latife yapmayı severdi. Hey şeyden önce yüzü gülerdi. Onun sadece hiddetlendiği husus
Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gördüğü saygısızlıktı. O böyle bir durumda
Allah’ın emirlerinin yerine getirilmesi ve haram kıldığı bir şeyden vazgeçilmesi için bütün gayretini sarf ederdi.
Ailenin Nafakasını Temin Etmek Erkeğin Görevidir
İslam’da ailenin yemeiçme
giyim
barınma ve sağlık gibi masraflar aile reisi erkeğin üzerine yüklenmiştir. Günlük ihtiyaçlar konusunda Hz. Peygamber’in (sas) gösterdiği hassâsiyet çok büyüktür. Çünkü Allah
Kur’ân-ı Kerim’de “O mallarla onları besleyin
giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.” (Nisâ
5) Buyurur.
Hanımının giyecek ve yiyeceği kocanın gelirine uygun olarak sağlanmalıdır. Yedirmeningiydirmenin ve meskenin yanı sıra
koca
hanımı için hayırseverlik ve cömertlik sayılacak harcamalar da yapmalıdır.
Nezaket ve zarafet timsâli Peygamber (sas) şöyle der: “Erkeğin hanımına harcadığı her şey sadakadır”“Erkek hanımına su bile içirse onun ecri vardır”
“Kıyâmet günü kişinin mîzânına konacak ilk şey
ailesinin nafakası için harcadıklarıdır.”Bu hadislerden yola çıkarak şunu anlıyoruz; her aile reisi Hz. Peygamber gibi ailesine geniş davranmalı
cimrilik etmemelidir.
Aile Eğitimine Büyük Önem Verirdi
Resûlullah’ın aile ocağı aynı zamanda bir mekteptir. Bu mektepbir meselesi olan kadın-erkek bütün Medinelilere açık idiyse de talebe olarak
öncelikle müminlerin anneleri sayılan Resulullahın eşlerine aitti. Onlar buranın devamlı ve asli talebeleri idiler.
Allah Resûlü’nün mübarek hanesikadınlara ait hususların talim edildiği bir medrese durumunda idi. Efendimizin hususî durumları
hep o mahrem daire içinde öğreniliyor ve orada öğrenilenler de daha sonra ümmete naklediliyordu. Aile hayatına ait hükümlerin %90’ı bize
Allah Resûlü’nün pak zevceleri tarafından aktarılmıştır. Bilhassa İslam tarihinin en büyük fıkıh alimlerinden biri olarak sayılabilecek Peygamberimizin eşi Hz. Aişe (r.anha) validemizin ismini anmadan geçmemek gerekir.
Resûlullah’ın (sas) âilesindeçocukların eğitimi önemli meselelerden biridir. Doğumla birlikte çocuğun kulaklarına ezanın okunması
eğitim işinin ne kadar erken ele alınması gerektiğini sembolize eder. Eğitimin pratik uygulanmasına ise konuşma yaşında ve Kur’an’ı Kerim’den âyetler ezberletilerek başlatılırdı.
İlk öğretilecek şeyin “Lailahe illAllah” olmasını da emreden Hz. Peygamber (sas)akıl ve muhakemeyle ilgili eğitimin temyiz yaşından itibaren sistematize edilmesini irşat buyurur.
Hz. Peygamberimize göre kişinin ailesiyle geçirdigi vakitboşa harcanmış bir zaman değildir. Peygamber Efendimiz insanlara
bildiğini anlatacağı ilk kişilerin aile fertleri olduğunu öğretmiştir. O
kendisine gelen heyetlere: "Ailenize dönün ve onlara öğrendiklerinizi öğretin." derdi.
Bir hadislerinde"Erkek ailesinin çobanıdır ve aile efradından sorumludur. Kadın kocasının evinin çobanıdır ve onlardan sorumludur." Buyurduktan sonra; "Hepiniz çobansınız ve güttüklerinizden sorumlusunuz." Diyerek çerçeveyi en geniş şekliyle göstermiştir. Bu
aile içerisinde edep
ahlâk
fazilet ve bilgi açısından eğitime işaret etmektedir.
Bu konudakendi çocukları ile daha sonra evlendiği hanımların önceki evliliklerinden olan çocukları arasında bir fark olmamıştır. Onlara da aynı sevgi ve şefkati göstermiş
zaman zaman da gerekli uyarılarla onları eğitmiştir. Bir defasında Hz. Peygamber
Ümmü Seleme’nin önceki eşi Ebu Seleme’den olan oğlu Ömer’in yemek yerken tabağın her tarafından yediğini görünce onu: "Oğul
besmele çek
sağ elinle ye ve hep önünden ye" diyerek uyarmıştır. (Buhârî
Et’ime
2.)
Medine döneminde kızı Fatıma ile damadı Ali’nin evlerine (r.anhuma)sabah namazına kalktığı zaman
uğrayıp onları namaza kaldırması da
O’nun
çocuklarının evliliklerinden sonra bile eğitimlerine verdiği önemi göstermektedir. (Bkz. Ahmed b. Hanbel
Müsned
III/259.)
Aile Fertlerine İyi DavranırŞiddet Uygulamazdı
Günümüzde kimi kadınlar şiddetten yakınmaktadır. Şu iyi bilinmelidir ki eğer bir erkek hanımına şiddet uyguluyorsabu duruma Kur’an ve hadis kesinlikle izin vermez. Bunu yapan varsa; bu ya cahilliğinden ya kötü adetten kaynaklanıyor demektir.
Peygamberimizin hayatını incelediğimizdeSevgili Peygamberimizin eşlerine ve çocuklarına gayet şefkatli ve merhametli davrandığını görüyoruz. Peygamberimizin hayatının hiç bir safhasında eşlerini ve çocuklarını dövmemiştir. Peygamberimizin şu hadisleri onun bu husustaki hassasiyetlerini ortaya koymaktadır.
Hanımına darılma konusunda da Peygamber Efendimizin çok ilginç bir hadisi vardır: "Mümin bir erkekmümin bir kadına kızıp darılmasın. Eğer onun bir huyundan hoşlanmazsa diğer huyundan hoşlanabilir.”
Peygamberimizkadınlara anlayışlı davranmayı tavsiye etmektedir: “Aranızda en hayırlı kimseler
kadınlarına
zevcelerine karşı huyu en iyi olanlarınızdır.” Buyurmuştur.
Ayrıca Peygamber Efendimiz: "Kadınlar hususunda Allah’tan sakınınız. Zira siz onları Allah’tan emanet olarak almışsınızdır."
"Eşlerinize yediğinizden yediringiydiğinizden giydirin
sakın onları dövmeyin ve onları incitecek çirkin sözler söylemeyin." (Ebû Davûd
Nikah 40-41)
"Harcayacağın tüm harcamalardan dolayıAllah’ın izniyle mükâfat alacaksın. Hatta eşinin ağzına verdiğin bir lokmanın bile karşılığını alacaksın." (Buhârî
İman
56)
"Sizden biri hem karısını köle gibi döverhem de utanmadan sarılıp yatar." (Ahmed
IV
17)
KısacasıPeygamber Efendimiz Yüce Allah’ın "Eşlerinizle en güzel bir biçimde geçinin" (Nisa
19) ayetini en güzel bir biçimde uygulamıştır.
Kendi İşlerini Kendi Görürdü
Bir aile içerisindebireyler birbirlerine yardımcı olurlar. Örnek bir insan olarak Hz. Peygamber (sas) de ev işlerine yardımcı olmaktan hoşlanırdı. Ev halkı ve arkadaşları onun bütün işlerini yapmaya hazır olduğu hâlde
peygamberimiz bunu istemezdi.
Bir gün birisiHz. Ayşe’ye
Peygamberimizin işlerinde neler yaptığını sordu. Hz. Ayşe (r.anha)
onun bizzat ev işleriyle meşgul olduğunu söyledi. Peygamberimiz
elbiselerini yamar
evi süpürür
keçileri sağar
çarşıdan alışveriş yapar
ayakkabılarını ve delik su kaplarını tamir ederdi. Develeri bağlar
onların yemlerini verirdi. Ev işlerine yardım ederdi. Arkadaşlarının da bu konuda kendisini örnek almalarını isterdi.
Eşleri ve Çocukları Arasında Ayırım Yapmazdı
Allah Resûlü’nün kadına verdiği değerne o güne kadar ne de o günden sonra
cihanda eşi görülmedik bir seviyede idi. O bir gece kalkıp hanımlarından birinin hatırını sorsa
hemen diğer hanımlarını da dolaşır
onların da hatırını sorardı. Davranış bakımından hiçbirini diğerine tercih eder görünmezdi. Herkes gibi hanımları da
kendilerini Allah Resûlü nezdinde en sevgili sanırdı. Bu da O’nun eşsiz mürüvvetinden kaynaklanıyordu.
Peygamberimizin hayatındakız erkek evladı arasında adaletsizlik yaptığını göremezsiniz. Peygamberimiz de bir baba olarak
aile bireylerine eşit davranmış
aralarında ayrım yapmamıştır. O
herkese hak ettiği değeri verirdi. Aile içinde kimseyi ayıplamaz
küçük düşürmezdi. Yanlış davranışları bile güzellikle çözerdi.
O dönemdekız çocukları
erkek çocuklarından ayrı tutulurdu. O
erkek çocukların üstün görülme anlayışını yıkmıştır. Peygamberimiz
aile bireylerinin eğitimine önem vermiştir. Kız erkek demeden tüm çocuklara iyi eğitim vermenin önemi üzerinde durmuştur.
Peygamberimiz (sas)sonradan evlatlık edindiği
Zeyd’i kendi çocuklarından hiç ayrı tutmamıştır. Zeyd’e kendi yediklerinden yedirmiş
giydiğinden giydirmiştir.
Hz. Peygamberailede çocuklar arasında ayrım yapmayı kesinlikle uygun görmemiştir. O
şöyle buyurur: “Allah’tan korkun
çocuklarınız arasında adaletli davranın.” Bu konu üzerinde o kadar durmuştur ki
bir defasında şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki Allah
çocuklarınız arasında öpücüklerinizde de eşit davranmanızı sever.”
Anne ve babalarPeygamberimizin sünnetine uyarak çocuklar arasında sevgide
ilgi göstermede
ihtiyaçlarını gidermede adaletten ayrılmamalıdır.
Rabbimiz! Yuvalarımıza saadet verömrümüze bereket ver
kazancımızı helalinden eyle! Rızana uygun şekilde yaşamayı nasip eyle. Dünya ve ahiret iyiliklerini üzerimizden eksiltme Ya Rabbi! (Âmin)
HASAN ÇALIŞKAN
|