Ashabı Kehf Mağara Arkadaşları kıssası - Y.Ziya Özkan DİNLE (SGFİHRİST)
Ashabı Kehf Mağara Arkadaşları kıssası - Y.Ziya Özkan İNDİR


  • O (yiğit) gençler mağaraya sığınmışlar ve: Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla! demişlerdi.
  • Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.)
  • Biz sana onların başından geçenleri gerçek olarak anlatıyoruz. Hakikaten onlar Rablerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetini arttırdık.
  • Onların kalplerini metîn kıldık. O yiğitler (o yerin hükümdarı karşısında) ayağa kalkarak dediler ki: "Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir.
    Biz O'ndan başkasına ilah demeyiz. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.
  • (İçlerinden biri şöyle demişti "Madem ki siz onlardan ve onların Allah'ın dışında tapmakta oldukları varlıklardan uzaklaştınız o halde mağaraya sığının ki Rabbiniz size rahmetini yaysın ve işinizde sizin için fayda ve kolaylık sağlasın."
  • Kendileri uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırdın. Onları sağa sola çevirirdik. Köpekleri de mağaranın girişinde ön ayaklarını uzatmış yatmakta idi.Eğer onların durumlarına muttali olsa idin dönüp onlardan kaçardın ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardı.
  • Böylece biz aralarında birbirlerine sormaları için onları uyandırdık: İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız?" dedi. (Kimi) "Bir gün ya da günün bir parçası kadar kaldık" dediler; (kimi de) şöyle dediler: "Rabbiniz kaldığınız müddeti daha iyi bilir. Şimdi siz içinizden birini şu gümüş paranızla şehre gönderin de baksın (şehrin) hangi yiyeceği daha temiz ise size ondan erzak getirsin; ayrıca nâzik davransın (gizli hareket etsin) ve sakın sizi kimseye sezdirmesin."
  • Böylece (insanları) onlardan haberdar ettik ki Allah'ın vâdinin hak olduğunu kıyametin şüphe götürmez olduğunu bilsinler. Hani onlar aralarında Ashâb-ı Kehfin durumunu tartışıyorlardı. Dediler ki: "Üzerlerine bir bina yapın. Rableri onları daha iyi bilir." Onların durumuna vâkıf olanlar ise: "Bizler kesinlikle onların yanıbaşlarına bir mescit yapacağız" dediler.
  • Onlarmağaralarında üçyüz yıl kadar kaldılar ve dokuz yıl da buna ilave etmişlerdir.
  • De ki: Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gizli bilgisi O'na aittir. O'nun görmesi de işitmesi de şâyanı hayrettir. Onların (göklerde ve yerde olanların) O'ndan başka bir yöneticisi yoktur. O kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez.
  • Ve de ki: Hak Rabbinizdendir. Öyle ise dileyen iman etsin dileyen inkâr etsin. Biz zalimlere öyle bir cehennem hazırladık ki onun duvarları kendilerini çepe çevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) imdat dileyecek olsalar imdatlarına erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile cevap verilir. Ne fena bir içecek ve ne kötü bir kalma yeri