RABBİM cümlemize gitmeyi tavaf etmeyi ve o celali nurun içinde ibadet etmeyi nasib eder inşeALLAH
ALLAHU zulcelal razı olsun kardeşim
Konu içeriği: Kabenin Tarihçesi Hz.Ademin Kabeyi İnşaası ; Kabe hakkında anlatılanlar: “Bir zamanlar İbrahim İsmail ile beraber Beytullah’ın temellerini yükseltiyor. (şöyle diyorlardı) Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul
Hz.Ademin Kabeyi İnşaası ;
Kabe hakkında anlatılanlar:
“Bir zamanlar İbrahimİsmail ile beraber Beytullah’ın temellerini yükseltiyor. (şöyle diyorlardı) Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul buyur: Şüphesiz sen işitensin
bilensin”.
Kuran’daki açıklama Kabenin yapılışı hakkındaki rivayetlere göreHz.Adem ile Havva cennetten çıkarıldıkları vakit yeryüzünde Arafat’ta buluşurlar
beraberce batıya doğru yürürler.Kabenin bulunduğu yere gelirler. Bu esnada Hz.Adem
bu buluşmaya şükür olmak üzere Rabbine ibadet etmek ister ve cennette iken
etrafında tavaf ederek ibadet ettiği nurdan sütunun tekrar kendisine verilmesini diler. İşte o nurdan sütun orada tecelli eder ve Hz.Adem
onun etrafında tavaf ederek Allah’a ibadet eder. Bu nurdan sütun Hz.Şit zamanında kaybolur
yerine bir taş kalır. Bunun üzerine Hz.Şit
onun yerine taştan onun gibi dört köşe bir bina yapar ve o siyah taşı binanın bir köşesine yerleştirir. İşte bugün Hacerül Esved diye bilinen siyah taş odur. Sonra Nuh tufanında bina kumlar altında uzunca bir süre gizli kalır. Hz.İbrahim Allah’ın emri ile Kabe’nin bulunduğu yere gider. Oğlu İsmail
annesi ile birlikte orada iskan eder. Sonra İsmail ile beraber Kabe’nin yerini kazar. Hz.Şit tarafından yapılan binanın temellerini bulur ve o temellerin üzerine bugün mevcut olan Kabe’yi inşa eder. Ayette “Beytullah’ın temellerini yükseltiyor” cümlesi bunu ifade eder.” (Bakara Suresi – Ayet no: 127)
“Kabe’nin ne zaman ve kimler tarafındanhangi amaçla yapıldığı bilinmemektedir. Ortaya atılan söylentiler
efsane masal veya zamanla bu nitelikleri kazanmış
gerçek kaynaklarından uzaklaşmış
tarih belgeleriyle ispat edilemeyen birer düşünceden öteye geçmemektedir. İslam dininin doğuşundan çok önceki çağlarda
buranın kutsal bir yer olduğu
putperest dinlerin yaygın bulunduğu çağlarda yaşayan insanlar tarafından buraya bazı kutsallıklar yükletildiği
eski dinler üzerinde yapılan incelemelerden anlaşılmaktadır.
Bir söylenceye göreİslamlıktan kısa bir süre önce Kabe’yi tütsüleyen bir kadın
elinde olmadan binayı tutuşturmuş
tahta olan yapı kısa bir sürede yanmıştır. Bu yangından sonra
Kabe yeniden yapılmış
hatta Cidde’de karaya oturmuş bir Bizans gemisinin kerestesi binanın yapımında kullanılmıştır. Gene bir söylentiye göre de binanın üstü açıktı.
Bir başka görüşe göreKabe’nin temellerini atan Adem’dir. Adem cennetten kovulduktan sonra yeryüzüne çıkarak Mekke’ye gelir. Cebrail yedi kat yerin altında kanadıyla Kabe’nin temelini çıkarır
melekler de Lübnan
Zeytin dağı
Cudi
Hira ve Sina’dan kayalar yuvarlayınca açılan temeller dolar. Allah
Adem’in barınması için cennetten
kırmızı yakuttan yapılmış bir çadır ile beyaz yakuttan olan Hacerül-Esvedi gönderir. Sonradan kararan Hacerül-esved
Adem’in iskemlesidir. Başlangıçta Hacerül Esved bir melekti. Allah ona kıyamet günü dil verecek insanlar için tanıklık ettirecektir.”
Kuran’daki açıklama;tekrar etmekte fayda var..!
“Kabenin yapılışı hakkındaki rivayetlere göreHz.Adem ile Havva cennetten çıkarıldıkları vakit yeryüzünde Arafat’ta buluşurlar
beraberce batıya doğru yürürler. Kabenin bulunduğu yere gelirler. Bu esnada Hz.Adem
bu buluşmaya şükür olmak üzere Rabbine ibadet etmek ister ve cennette iken
etrafında tavaf ederek ibadet ettiği nurdan sütunun tekrar kendisine verilmesini diler. İşte o nurdan sütun orada tecelli eder ve Hz.Adem
onun etrafında tavaf ederek Allah’a ibadet eder. Bu nurdan sütun Hz.Şit zamanında kaybolur
yerine bir taş kalır. Bunun üzerine Hz.Şit
onun yerine taştan onun gibi dört köşe bir bina yapar ve o siyah taşı binanın bir köşesine yerleştirir. İşte bugün Haceri Esvet diye bilinen siyah taş odur. Sonra Nuh tufanında bina kumlar altında uzunca bir süre gizli kalır. Hz.İbrahim Allah’ın emri ile Kabe’nin bulunduğu yere gider. Oğlu İsmail
annesi ile birlikte orada iskan eder. Sonra İsmail ile beraber Kabe’nin yerini kazar. Hz.Şit tarafından yapılan binanın temellerini bulur ve o temellerin üzerine bugün mevcut olan Kabe’yi inşa eder. Ayette “Beytullah’ın temellerini yükseltiyor” cümlesi bunu ifade eder.” (Sure 2. Ayet 127)
Biz KudüsMedine ve Mekke’deki alanların yaydıkları yüksek frekanslı dalgalara “pozitif” demişiz.. Esasen bu dalgalara Din-tasavvuf lisanında da “cemâl” veya “celâl nurları” ismi verilmiştir!..
Bize göre “Pozitif” olarak nitelenen ışınımın nispeten daha düşük frekanslı olanlarına “cemâl nuru”; daha yüksek frekanslı olanlarına da “celâl nuru” denilir…
Ancak dikkat edile ki… Burada anlatılanbize çok yararlı olan bu ”cemâl ve celâl nurları” ile “mutlak cemâl ve celâl nurları” arasındaki fark
sanki kibrit ateşi ile Güneş arasındaki fark gibidir!… Gözden kaçmaya!
İnsanların dahi “celâlli” ya da “cemâlî” diye tanımlanmasıbeyinlerinin yaydığı bu dalgalar dolayısıyladır.. Yani
kiminin beyninin yaydığı dalgaların frekansı
kimine göre daha çok daha yüksektir
ki biz onlara “celâlli bir kişiliği var” deriz!.
İşte dünyanın bedeni içindeki“pozitif” enerji hatlarının kesişip sanki bir enerji santralı gibi yayın yaptığı en önemli merkez
Mekke'de bulunan Kâbe-i Muâzzama'nın altıdır ve bunun uzantısı da Arafat Dağı'nın altıdır!..
Keşif sahiplerinin keşif yoluyla gördüğü bu gerçeğe Seyyid Abdülaziz Ed Debbağ da «El İbrîz» isimli eserinde değinmiş ve Kâbe'den göğe yükselmekte olan bir «nur» sütunundanadı geçen eserinde bahsetmiştir!..
Bu noktadaki çok güçlü pozitif enerji dolayısıyla Harem-i Şerîf'teki tüm insanların beyinleri öylesine etkilenipöylesine güçlü bir faaliyet içine girmektedirler ki bunu anlatabilmemiz mümkün değildir.
Nitekim bu gerçek dolayısıyla Kâbe çevresinde kılınan namaz için Rasûlullâh salla'llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
-Kâbe'de kılınan iki rek'ât namazdünyanın başka mescîtlerinde kılınan namazdan 100 bin defa daha sevaplıdır!..
Zira Kâ’be çevresinde yapılan her ibadet sırasındayeraltından yayılan “celâl nurları” yani çok yüksek frekanslı dalgalar dolayısıyla
beyin kat rekât güçlü dalga üretimi yapmakta; hem bunu ruha güçlü olarak yüklenmemekte; hem de dışa dönük bir biçimde yayınlamaktadır
RABBİM cümlemize gitmeyi tavaf etmeyi ve o celali nurun içinde ibadet etmeyi nasib eder inşeALLAH
ALLAHU zulcelal razı olsun kardeşim
Allah razı olsun...