Konu içeriği: er-Reşîd er-Reşîd er-Reşîd her varlığı var ediş gayesine uygun bir biçimde hedefine ulaştıran hiç kimseyle istişare etmeden işlerini yürüten delil ve irşada ihtiyacı olmayan
er-Reşîd
er-Reşîdher varlığı
var ediş gayesine uygun bir biçimde hedefine ulaştıran
hiç kimseyle istişare etmeden işlerini yürüten
delil ve irşada ihtiyacı olmayan
işlerini nizam ve hikmetle yürüten ve hiçbir işi boş ve abes olmayan
kullarını doğru yola ileten demektir.
Kehf sûresi (18)17: “...Allah kime hidayet ederse
işte o
hakka ulaşmıştır; kimi de hidayetten mahrum ederse
artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.”
Rüştolgunluk ve kemâle ermek demektir. Rüşt bedende fizikî olarak buluğ çağı ile başlar. Buluğ çağında vücuttaki cinsiyet hormonları faaliyete geçerek
bedenin kadın ya da erkek tipini almasını sağlar
bu dönemde zihinsel fonksiyonlar da güçlenerek beynin biyokimyasını etkiler. Buluğ çağına girilmesiyle birlikte günah dediğimiz negatif yüklü mikrodalga enerjiler ve sevap diye adlandırdığımız pozitif yüklü mikrodalga enerjiler ruh yapımıza yüklenmeye başlanır. Buluğ çağı ile birlikte sorumluluklar da başlar dostlar.
Yüce Allahkâinatı emrine âmâde ettiği insanoğlunu kendi başına hiçbir şey yapamayan aciz bir bebek olarak dünyaya getirtir. Hakk Teâlâ
masum yavrunun emrine anne ve babasını verdirerek onu şefkatle kucaklatır. Hayvanlar âleminde ise
yeni doğan yavru birkaç ay içerisinde annesinden ayrılıp hayatını devam ettirebilecek kadar hızlı gelişir
büyür.
İnsan yavrusu ise doğaremekler
yürür
koşar ve yavaş yavaş büyür. Bu arada
bedeni kadar
aklı da
ruhu da bir gelişim çizgisinde merhaleler kat eder.
Ademoğlu buluğ çağı dediğimiz yaşa kadar etrafında olup bitenleri algılamayaçözmeye çalışır ve çok kompleks bir yapı olan ruh dünyasında pek çok duyguyu bir arada yaşamaya devam eder. Bu çizgide ilk eğiticiler anne ve baba
sonra da öğretmenlerdir dostlar.
Yüce Allahkulunu doğumundan itibaren yalnız bırakmaz; büyüyüp de erginlik çağına girdiği andan itibaren ona kudretini hissettirir.
Bu dönemde insan önce çevresini sarmalayan kâinattaki nizamı fark eder. Bu öyle bir nizamdır kisürekli yenilenmekle birlikte kanunları hiç bozulmamaktadır. Çünkü her bir tanzimin altında hikmet ve adalet bulunmaktadır. Olaylar
hâkimane bir oluşla işlemekte ve bütün faaliyetleri kapsayan muhteşem bir ilim gözlenmektedir.
“Oluş”tan “ölüş”e dek tüm kâinatta “rüşd”e yolculuk hissedilmektedir; ibre hep yukarılara doğrudur; her şey adeta gökleri işaret etmektedir.
İnsan“atılmış bir sudan” yaratılmış insan; el-ayak
göz-kulak gibi
her biri mucizevî bir alet olan organlarla donatılmış ve ona “salih amellerde yarışarak” meleklerden üste çıkması hedef olarak gösterilmiştir.
İnsanoğlunu halk eden er-Reşîd olandır. er-Reşîd (cc) tekâmülü emreder.
Yüce Allahhayvanları doğumlarından kısa bir süre sonrasında rüşde eriştirerek
onlara vazifelerini vahyeder; insanoğluna hizmet ettirir ve halifesinin hayvanlar âlemini temâşâ ederek ibret almasını sağlar...
Mülk sûresi (67)19: “Üstlerinde kanatlarını açıp yumarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahmân’dan başkası tutmuyor. Doğrusu O
her şeyi görmektedir.”
Küçücük bir çekirdeğibinbir nakışlı yapraklarla süslü
nefis meyvelerle dolu bir ağaç haline getiren
ağaçların eller mesabesindeki dallarını
dua edercesine göklere uzattıran O’dur!
Âl-i İmrân sûresi (3)191: “Onlar ayaktayken
otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve “Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın
Sen yücesin
bizi ateşin azabından koru.” derler.”
er-Reşîd’dir Odostlarım!
Okulunu doğruya
hidayete eriştiren
tekâmüle erdirendir...
İnsanoğlunun ömür çizgisinde gerçekten reşit kabul edildiği yaş kırk yaşıdır. Kırk yaş... Neden kırk yaş dersiniz?
Çünkü kırk yaşaklın
bedenin
yüreğin ve ruhun pek çok şeyi algıladığı
içine sindirdiği
olgunlaştığı bir dönemdir. Kırk yaş
genç döneminin sona erip
olgunluk döneminin başladığı sınırdır.
Yüce Allahkulunun bu zaman dilimini şöyle anlatır yüce kelâmında:
Ahkâf sûresi (46)15: “…Nihayet insan olgunluk çağına ulaşıp
kırk yaşına geldiğinde der ki: “Ey Rabbim! Bana ve ana babama ihsan ettiğin nimetlerine şükretmemi ve Senin hoşnut olacağın sâlih amel işlememi ilham et. Benim neslimden gelenleri de sâlih kimseler kıl. Doğrusu ben tevbe edip Sana yöneldim. Ve ben gerçekten Müslümanlardanım.”
Bu dua“kırk yaş duası”dır dostlar! Bu dua
rüşde ulaşanların; iyiyi-kötüyü ayırt edip yolunu doğrultanların duasıdır.
er-Reşîd’dir Odostlarım!
Okullarının tekâmülü için en mükemmel örneği “elçisi” olarak yeryüzüne gönderendir.
O
güzeller güzeli Habibi ile kullarına “İki günü eşit olan ziyandadır” düsturunu öğretendir. (Deylemî
Firdevs
III
611; Aclûnî
Keşfu’l-Hafâ
II
233.)
Okullarının iman grafiğini hep yukarılarda görmek için
onlara son elçisi Hazret-i Muhammed Mustafa (sav) vasıtasıyla Kur’ân-ı Kerîm’i gönderen
sırât-ı müstakîm üzere bir hayat yaşamaları için hayatlarına kurallar koyan
onları her türlü kötülüklerden koruyan
engin bir sevgi ve merhametle sarmalayandır.
Allah (cc)dilediği kulunun kalbini marifetine; azalarını itaatine; yüreğini sevgisine; şuurunu da tevekkülüne ileterek onu rüşde ulaştırır. Kulun rüşde ulaşması
davranışlarının gösterişten
riyadan arınmış bir halde
sadece Allah’ın rızasına yönelik olmasıyla anlaşılır.
EyYüceler Yücesi Mevlâ’m! Bize imanda rüşd; amelde rüşd; ilimde rüşd
ahlâkta rüşt; hâsılı
kullukta rüşd nasip eyle! Âmin.
Yatsı namazından sonra 100 defa "ya reşid " ismi şerifini okuyanın ibadetleri kabul olunur.
Hal ve hareketleri kusurlu olanlar günde 1000 defa "ya reşid" ismi şerifini okumaya devam ederlerse tedbirde hata etmez hale gelir.kendilerine çeki düzen verirler.