Konu içeriği: er-Raûf er-Raûf er-Raûf yarattığı mahlûkuna karşı çok şefkatli merhametli ve çok cömert olan demektir. Hadîd sûresi (57) 9: “Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna
er-Raûf
er-Raûfyarattığı mahlûkuna karşı çok şefkatli
merhametli ve çok cömert olan demektir.
Hadîd sûresi (57)9: “Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık âyetler indiren O’dur. Şüphesiz Allah
size karşı çok şefkatli
çok merhametlidir.”
Kullarına doğru yolu göstermek için şefkatinden dolayı elçisi vasıtasıyla Kur’ân-ı Kerîm’i gönderendir O!
“Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğütgönüller derdine bir şifa
mü’minlere bir hidayet ve rahmet geldi.” (Yûnûs sûresi (10)
57.)
Hissedinbu yumuşacık
engin sevgiyi. Kulunu Yaratan O! Sevgiyle sarmalayan O! Zor anında yanında olan O! Dünyayı
kulunun ayaklarının altına seren O! Kitabı ve elçisi ile doğru yolu gösteren O!
Hacc sûresi (22)65: “Görmedin mi ki
Allah bütün yerdekileri ve emriyle denizlerde akıp giden gemileri hep sizin buyruğunuz altına verdi. Göğü de ancak izni ile yere düşmekten o (koruyup havada) tutuyor. Şüphesiz Allah insanlara çok şefkatlidir
çok merhametlidir.”
Yolculukzorlu bir güne dostlar. Ki
o gün
insan evladından eşinden
dostundan kaçar ve o gün insan ameli ile baş başa kalır:
Âl-i İmrân sûresi (3)30: “O gün her nefis
ne hayır işlemişse
ne kötülük yapmışsa onları önünde hazır bulur. Yaptığı kötülüklerle kendi arasında uzak bir mesafe bulunsun ister. Allah
size asıl kendisinden çekinmenizi emreder. Şüphesiz ki Allah
kullarına çok şefkatlidir.”
Allah (cc)kendisine karşı gelmekten sakındırıyor bizleri
zira O
kullarına karşı çok şefkatlidir.
İşte Rabbimiz dostlar!
Rahmetinin yalnızca yüzde birini yeryüzüne indirenkalanını kıyamet gününe saklayan O! Şefkate ve merhamete bakınız!
Tevbe sûresi117: “...Çünkü O
gerçekten onlara çok şefkatli
çok merhametlidir.”
Hz. Allahkullarını cezalandırmakta acele etmez
tövbe kapılarını kıyamet vaktine kadar açık tutar ve kullarının ümitsizliğe kapılmasını da arzu etmez.
Nûr sûresi (24)20: “Ya sizin üstünüze Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı; Allah çok şefkatli ve merhametli olmasaydı (haliniz nice olurdu)?”
Bizim tek vazifemiz... O’nu tek ilâh bilipO’na kulluk etmek; O’nun sevgiyle açılmış ümit kapısına koşmak
o kapının önünde diz çöküp
sadece ve sadece O’ndan istemektir dostlar.
Raûf ismini verdiği elçisi Hz. Muhammed’in (s.a.s.) sünnetine uyarakO’nun rızasını kazanmaktır görevimiz.
Rabbimbizleri Raûf isminin tecellileriyle yaşayan
çevresindeki her varlığa şefkatle bakarak
Senin sonsuz şefkat ve merhametine hak kazananlardan eyle!
Rabbim! İsimlerini öğrenmekte olan bizleriSenin isimlerini sadece öğrenmekle kalmayıp; anlayıp yaşayanlardan ve isimlerini yansıtanlardan eyle!
Bakara sûresi (2)207: “Yine insanlardan kimi de vardır ki
Allah’ın rızasına ermek için kendini feda eder. Allah ise kullarına çok şefkatlidir.”