Konu içeriği: er-Rakîb er-Rakîb er-Rakîb yarattıklarından bir an bile gâfil olmayan her şeyi denetimi altında tutan gözetleyip denetleyen kullarını bu denetimi ile koruyan bütün varlıkları üzerinde
er-Rakîb
er-Rakîbyarattıklarından bir an bile gâfil olmayan
her şeyi denetimi altında tutan
gözetleyip denetleyen
kullarını bu denetimi ile koruyan
bütün varlıkları üzerinde gözcü olan demektir.
Nisâ sûresi (4)1: “...Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir.”
Hadis ilminde“sünnetin esası” olarak kabul edilen meşhur ‘Cibril Hadisi’nde
Cebrail (as)
Sevgili Peygamberimize (s.a.s.) “İslâm’ı”
“imânı” ve “ihsanı” sormuş
Sevgili Peygamberimiz de “ihsan”ı şöyle anlatmıştı dostlar:
“İhsânAllah’a O’nu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen O’nu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor.” (Buhârî
Tefsir-u sûre (31); Îmân
37; Müslim
Îmân
1
5; Ebû Dâvûd
Sünnet
16; Tirmizî
Îmân
4; İbn Mace
Mukaddime
9.)
Bu cümleilâhi gözetimin ve denetlemenin izahı olup
kulluktaki “zirve”nin işaretidir. Kullukta bütün amaç
işte bu zirveye ulaşabilmektir.
SenO’nu görmüyorsun ama
O seni görüyor!
Bugünilmin vardığı noktada
geliştirilen teknoloji ile Allah’ın kullarını nasıl her an denetim altında tuttuğunu ve kontrol ettiğini akıl yoluyla evlatlarımıza izah edebiliyor; örnek olarak “uydu göz”leri gösterebiliyoruz dostlarım.
Uzaya fırlatılan ve dünyayı gözetlemek için hazırlananteknolojinin son harikası uydular sayesinde insanoğlu
dünya üzerinde bir odada otururken
önündeki bilgisayar ekranında dünyanın herhangi bir yerinde olanları seyreder; o noktanın üç boyutlu bilgisini edinebilir de
ya onu Yaratan
ona bu aklı veren
O
Yüceler Yücesi Allah
onu ne şekilde gözetlemekte ve denetimi altında tutmaktadır düşünebiliyor musunuz?
Ahzâb sûresi (33)52: “Allah her şeyi görüp gözetendir.”
Hadîd sûresi (57)4: “Nerede olsanız O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.”
Ve düşünün dostlarım... Bir televizyon programına çağrıldığınızı ve canlı bir yayına konuk olduğunuzu düşünün… Kameralarının size çevrildiği andan itibarenkendinize öyle dikkat edersiniz ki... Sizi milyonlar seyretmektedir... Bu durumda
yanlış yapmamak için; insanların beğenisini kazanmak için elinizden geleni yaparsınız değil mi?
Yao “muhteşem kameralar” karşısındaki tavrımız nedir dostlar? Hayatımızı filme aldıran
her hareketimizi kontrol edip
yazdıran “O Yüce Yaradan” karşısındaki tavrımız nedir?
İhsanı işte böyle anlattı Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)kulluktaki zirveyi işte böyle gösterdi.
“İhsan”Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etmektir. Zira sen O’nu görmüyorsan da
O seni görüyor.
Şuarâ sûresi (26)218
219: “O (Allah) ki
(gece namaza) kalktığın zaman seni görüyor. Ve secde edenler arasında dolaşmanı da (görüyor.)”
Oer-Rakîb’dir dostlar!
Kullarını her an gözeten ve denetleyendir O!
Kaaf sûresi (50)16-18: “Andolsun insanı Biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Ve Biz ona şah damarından daha yakınız. Onun sağında ve solunda oturmuş iki melek zabıt tutarken
insan hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen
dediklerini zapt eden bir melek hazır bulunmasın.”
Oer-Rakîb’dir dostlarım!
Kâinatı muazzam bir kudretlenizam
ölçü
ilim ve hikmetle idare eden ve kontrolü altında tutan O
Yüce Yaradan
mülkünde cereyan eden her şeyin takibine de çok dikkat eder. En küçük bir hadise
en ufak bir hizmet
hemen kaydedilir kullarının amel defterine.
Her sene güz geldiğinde tüm tabiatı ölüme hazırlarkenher bitkinin hayatının tarihçesini tohumlarında toplayan O Yüce Yaradan
hiç mümkün müdür ki
“halifem” dediği
“kulluk” emanetini omuzlarına yüklediği ve “güzel bir yaradılış üzerinde yarattım” dediği insanoğlunun amellerini bir deftere kaydetmesin ve o defteri
hayatının tarihçesi kılmasın?
Hiç mümkün müdürbu muhteşem nizam ve kanunlarla idare edilen kâinat sarayında
her iş büyük bir dikkatle kontrol altında tutulsun da
dünya hayatı
kendisine ebedî bir hayat için “tarla” kılınmış insanın hareketleri denetim ve kontrol altında tutulup
kaydedilmesin?
er-Rakîb’dir Odostlarım!
Okulunun her haline vâkıf olandır.
Mü’min sûresi (40)19: “ O (Allah)
gözlerin hain bakışını da bilir
gönüllerin gizlediğini de.”
Bir günİbrahim bin Edhem Hazretleri’ne (ks) bir adam geldi ve;
“Ben günahlardan kendimi bir türlü kurtaramıyorumbana öyle bir kurtuluş yolu göster ki kendimi arındırabileyim.” dedi.
Geçmişin Belh Sultanızamanın gönül sultanı
ışık ışık gülümsedi ve;
“Günah işlediğin zaman suçunu öyle bir yerde işle kiAllah seni görmesin
kendini O’ndan gizle
seni hiçbir zaman bulamasın!” dedi. Adam bir feryat kopardı.
“-Buna imkân yok ya İbrahim Edhem. O’ndan nasıl gizlenirnereye kaçabilirim?” Ve o zat
o günden sonra tövbe ederek
yolunu düzeltti dostlarım.
Haydi dostlarım! er-Rakîb isminin tecellileri ile yaşamaya Bismillah!
Kulluğun zirvesine koşmaya Bismillah!
İlâhî kameraların kayıtlarına en güzel şekilde geçmeye ve “muhteşem buluşma”ya yüz akıyla çıkmaya Bismillah!