Konu içeriği: el-Vâris el-Vâris el-Vâris mahlûkatın tümü yok olduktan sonra diri kalacak olan ebedî olan dünya hayatındaki servetlerin geçici sahipleri ahirete göçtükten sonra da varlığı devam
el-Vâris
el-Vârismahlûkatın tümü yok olduktan sonra diri kalacak olan
ebedî olan
dünya hayatındaki servetlerin geçici sahipleri ahirete göçtükten sonra da varlığı devam edecek olan
servetlerin gerçek sahibi olan demektir.
Âl-i İmrân sûresi (3)180: “Göklerin ve yerin mirası Allah’a aittir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”
AllahMalik-el Mülk’tür; varlığın tek sahibidir
mülkünde ortağı yoktur. Kulları
bu mülkten kendilerine emaneten verileni kullanabilir.
Hıcr sûresi (15)23: “Elbette Biz diriltiriz ve Biz öldürürüz! Ve hepsinin varisleri de Biziz.”
Kasas sûresi (28)58: “Biz
maişetleriyle şımarmış nice memleketi helak etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara Biz Vâris olmuşuzdur.”
İnsanoğluna hayatta “mülkün sahibinin Allah olduğunu bilmesi” yeter! Bu gerçekinsanda varlık sahibi olunca şımarmayacak kadar büyük bir bilinç yerleştirir.
Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.s.) şöyle buyuruyorlar:
“Ölüyü üç şey takip ederkabre kadar gider de ikisi tekrar geri döner. Biri orada onunla beraber kalır. Ölüyü ailesi
malı ve ameli takip eder. Neticede ailesi ve malı geriye döner de
kendisiyle beraber sadece ameli kalır.” (Buhârî
Rikâk
42; Müslim
Zühd
5; Tirmizî
Zühd
46; Nesâî
Cenâiz
52; Ahmed
III
110.)
Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sav) bir gün Tekâsür Sûresi’ni okuyordu. Sûreyi bitirince sahabelerine dönerek şöyle buyurdu:
“Âdemoğlu “malım malım” deyip duruyor. Ey Âdemoğlu! Yiyip tükettiğingiyip eskittiğin veya sadaka olarak verip sevap kazanmak üzere önden gönderdiğinden başka malın var mı?” (Müslim
Zühd
3-4; Tirmizî
Zühd
31
Tefsîru sûre (102)
1; Nesâî
Vesâyâ
1.)
Yineİki Cihan Serveri Muhammed Mustafa (s.a.s.) şöyle buyurdular:
“Kişinin kendi malıhayır yaparak önceden gönderdiği; mirasçının malı da harcamayıp geri bıraktığıdır.” (Buhârî
Rikâk
12.)
Âl-i İmrân sûresi (3)180: “Allah’ın
kendilerine lütfundan verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler
bunun
kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır
o
kendileri için şerdir. Cimrilik ettikleri şey
kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’a aittir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”
İslâminsana muhteşem bir hayat felsefesi kazandırır dostlarım. Varlığın gerçek sahibini tanımak
bilmek
dünya hırsını yok eder
bitirir. Mülkün emanetçisi olduğunu bilmek paylaşmayı getirir insanın hayatına... Mülkün emanetçisi olduğunu bilmek veren el eder insanı...
İnanan insanın işipara biriktirmek
üst üste mal yığmak değildir... İnanan insan zamanını
kendisine ölüm meleği gelmeden önce emanetçisi olduğu malı yerlerine ulaştırmakla geçirir...
İnanan insan“Rabbim! İlmimi artır” (Tâhâ sûresi (20)
114.) diye dua eden İki Cihan Serverinin izinde yürür ve ilim peşinde koşar.
İnanan insan Allah’a olan sevgisiniKur’ân-ı Kerîm’i okuyup
öğrenerek ve onunla amel ederek; Hz. Peygamber’e olan sevgisini de sünnetlerini öğrenip yaşamına geçirerek ispat etmeye çalışır.
İnanan insan bilir kitoprağa birkaç metrelik kefenden başka bir şeyle girilmiyor! Ahiret yolculuğundaki tek azık “takvâ”dır dostlarım!
Meryem sûresi (19)63: “O cennet ki
biz kullarımızdan takvâ sahiplerini ona vâris kılacağız.”
Mü’minûn sûresi (23)11: “Ki
Firdevs’e vâris olan bu kimseler orada ebedî kalırlar.”
Eymalın mülkün tek sahibi; mülkünde ortağı olmayan
her şeyin tek varisi olan Rabbim! Beni
el-Vâris isminin ışığında yaşayıp
dünyaya “metelik” vermeyenlerden; gönüllere sevgi ile girip
sevgiyi miras bırakanlardan
kendini mal-mülk sahibi sananlardan değil
rızanı kazanan ve kullarınla yaptığı alış-verişlerde
“Allah senden razı olsun” duasını alabilenlerden eyle!
Enbiyâ sûresi (21)105: “And olsun ki
Tevrat’tan sonra Zebûr’da da yeryüzüne ancak sâlih kullarımın mirasçı olduğunu yazmıştık.”
Ey Rabbim! Halifelik görevimi bilinçle yapıp“arz”ı “ahiret”e basamak eyleyen
salih kullarından olmamı nasip eyle!
Ey Rabbim! Yerlerin-göklerin kullara şahitlik edeceği o zorlu günde “ilm”i peygamber mirası kabul ediponun peşinden koşan
ilim öğrenen
ilim öğreten ve o ilimle amel ederek yaşayanlardan olmamı nasip eyle!
Ey Rabbim! Tek kapımsın. Sinemdeki özü bilensin! Satırlarımıaciz gönlümün Sana hediyesi olarak kabul et! Bu satırları
arkamda bıraktığım yavrularıma ve gönül dostlarıma tek mirasım eyle!
Bu satırları kudretine emanet ediyorum; indinde makbul eyle! Âmîn.