Konu içeriği: el-Musavvir el-Musavvir her mahlûku ezelî hikmetinin gereği çeşitli şekillerde yaratan tasvir eden her varlığa ayrı bir şekil ve özellik veren demektir. Tîn sûresi (95)
el-Musavvirher mahlûku
ezelî hikmetinin gereği
çeşitli şekillerde yaratan
tasvir eden
her varlığa ayrı bir şekil ve özellik veren demektir.
Tîn sûresi (95)4: “Biz insanı en güzel biçimde yarattık.”
Bugünbir boy aynasının karşısına geçin dostlar ve kendinizi seyredin. Belirli bir ölçüyle
vücudunuzun üzerine oturtulmuş başınıza ve yine belirli oranlarda büyümesine izin verilmiş ve ergenlik çağı geçince uzaması durdurulmuş ellerinize
kollarınıza ve bacaklarınıza bakın ibretle.
Bebekkenvücudun dörtte biri olan başınız
büyüyünce vücudun sekizde birine nispetleşebiliyor. Ya azalarımız sürekli büyüseydi
ne olurdu görüntümüz
hiç düşündünüz mü?
Kol ve bacaklarımız da hep aynı oranda büyüseydinasıl tipler çıkardı acaba ortaya?
Demek ki doğumumuzdan itibarenbizi başıboş bırakmayan ve bizim hiç haberimiz olmadan vücudumuzu idare eden O Yüce Yaradan
her şeyi öylesine dengeli ve güzel yaratmış ki
bize sadece teşekkür ve tefekkür kalıyor dostlar!
Demek ki doğumumuzdan itibaren bizi başıboş bırakmayan var!
Dengeyeölçüye ve ahenge bakınız lütfen:
Başınızvücudunuzun yaklaşık 1/8’i
Gövdenizbaşınızın 3 misli
Elinizkol boyunun 1/3’ü
Bacağınızayağınızın 3 mislidir.
İki göz arası mesafe bir göz boyuna eşittir!
O gözlerikirpiklerle süsleyip
“kaş ormanı” ile koruma altına alan var!
O gözlerin dibine pınarlar yerleştiripkalpten göze yol eyleyen
manen ruhu inceltip
rahmet sağanaklarıyla yıkayan
madden mikroplardan arındıran var!
Avuç içlerine99 adını işleyen; parmak uçlarına mühür vuran var!
Tek tek iç organlarımızın dizaynıakıllara durgunluk verirken
dış dünyadaki yaratılmışlar
hep “O’nu” söyler dostlar!
Havada süzülen bin bir çeşitte ve süste kuşlarlainsanoğluna uçmayı öğreten O!
Yarasayıtabiatın radarı yapıp
kullarına akıl veren O!
Arıyı teçhizatlandırıpvahiy ile yol gösterip
kullarına “bal” sunan O!
İpek böceğine ipek dokutturupkullarına ipekli elbiseler giydiren O!
Daha fazla düşünemezhaykırırsınız dostlar:
Varsın Allah’ım varsın!
Birsin Allah’ım birsin!
Bana şekil verensin.
“el-Musavvir” olansın!
Ve Kehf sûresi (18)’nin 109’uncu ayeti kerimesi takılır aklınıza:
“De ki: “Eğer Rabbimin sözlerini yazmak için deniz mürekkep olsaRabbimin sözleri tükenmeden önce
deniz muhakkak tükenecekti
bir mislini daha yardımcı getirsek bile.”
Bu acizseni ancak bu kadar anlatabilir Rabbim! Mülkünün içinde bir “hiç” olan benim
ancak bu kadar gücüm var
seni anlatmaya!
Ama sen güç verdin ya kalemimebu kadarıyla bile olsa seni anlatıyorum ya... Şükürler olsun Sana!
Ey benim Yaradanım!
el-Musavvir olanım!
BenSenin aciz kulun
Sana müştâk olanım!
Yüce kêlâmın Kurân-ı Hakîm’de (Tegâbün sûresi (64)3)
“Zira gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O’nadır.” buyuruyorsun Rabbim!
Benigüzel bir biçimde yaratan
benden “güzel ameller” bekliyor biliyorum! Senin için yaşamayı
verdiğin her azayı
senin rızana uygun şekilde kullanmayı nasip et Rabbim!
A’râf sûresi (7)’nde (11) : “ Andolsun ki sizi yarattıksonra size biçim verdik
sonra da meleklere: “Âdem’e secde edin” dedik; hepsi secde ettiler
yalnız İblis
secde edenlerden olmadı.” buyuran Rabbim! Âdem’in şahsında melekler
eserin sahibine secde ederken
bir boyutta
insanlara meleklerden üstün olma yolunu açtın!
Sen Yüce Rabbimöyle yollar aç ki biz kullarına
melekler kıskansın bizi!
Öyle bir hayat yaşat kisana varırken
gökler ağlasın ardımızdan!
İnfitâr sûresi (82)7
8: “O Allah ki seni yarattı
seni düzgün yapılı kılıp ölçülü bir biçim verdi. Seni dilediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.”
Âl-i İmrân sûresi (3)6: “Sizi
rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O’dur. Kendisinden başka ilâh olmayan
şan
şeref ve hikmet sahibi olan O’dur.”
Kıyâmet sûresi (75)4: “Evet
bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.”
Âmennâ ve saddeknâ ya Râb!
Sana inanıyor ve Seni seviyorum Allah’ım!
Haşr sûresi (59)24: “O
yaratan
var eden
varlıklara şekil veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nu resbih ederler. O
Azîz (gâlib olan ve her şeye gücü yeten)dir
Hakîm (hüküm ve hikmet sahibi)dir.”