Konu içeriği: el-Mukaddim el-Mukaddim el-Mukaddim arzu ettiğini öne alan ileri geçiren yakınlaştıran demektir. Her şeyi yaratan Yüce Allah dünya üzerinde gerçekleşecek her olayın zamanını önceden tespit
el-Mukaddim
el-Mukaddimarzu ettiğini öne alan
ileri geçiren
yakınlaştıran demektir.
Her şeyi yaratan Yüce Allahdünya üzerinde gerçekleşecek her olayın zamanını önceden tespit etmiş
yarattığı kulların
hayatları boyunca görüp geçireceği olayların tümünü
zamanı ile belirlemiştir dostlar. Her şey
ama her şey
zamanı
günü
saniyesi ile yazılmıştır ve bunlar ancak Allah’ın dilemesiyle
gerçekleşmektedir. O’nun dışında hiç kimsenin olaylara müdahale gücü ve izni yoktur dostlarım.
A’râf Sûresi34: “Her ümmetin bir eceli vardır. O ecel geldiğinde
ne bir ân erteleyebilirler
ne de öne alabilirler.”
VakitO’nun ilmindedir. Allah’ın takdir ettiği an gelmeden bir yaprak bile düşmez. Her mahlûk doğumundan ölümüne kadar bu ilâhi zamanlamaya tabidir. Ve
kimseAllah’ın takdir ettiği zamanın dışına çıkamaz. Ancak
Allah dilerse
arzu ettiğini ileri alır
dilediğini de geri bırakır. O Yüce Kudretin karşısında
![]()
kimsenin “neden” diye sormaya gücü yoktur dostlarım!
Hıcr sûresi (15)5: “Hiçbir ümmet
ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.”
Lokmân sûresi (31)34: “Şüphesiz ki
kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır
rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu
renk ve
özelliklerinisaîd veya şakî oluşunu) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah
her şeyi hakkıyla bilirher şeyden haberdardır.”
Bir günPeygamber Efendimize (s.a.s.) bir bedevî gelerek;
“-Kıyamet ne zaman kopacak?” diye sorar.
İki Cihan Serveri Muhammed Mustafa (sav) gülümser ve bu soruyamüthiş bir soruyla cevap verir:
“-Kıyamete ne hazırladın ki (zamanını soruyorsun)?” (BuhârîEdeb
96; Müslim
Birr
161
163.)
İştebizlere “kulluk bilinci”
O
“en muhteşem kul” tarafından böyle öğretildi dostlar. Marifet
kıyametin zamanını bilmek ya da öğrenmeye çalışmak
olmamalı. Kıyamet her an kopabilir. Yineİki Cihanın Efendisi Muhammed Mustafa (sav)
![]()
“Kulun kıyametikendisi ölünce kopar” buyuruyor.
Marifetölüme her an hazırlıklı olmakta.
Allahel-Mukaddim’dir
el-Muahhir’dir... Zaman da O’nun kuludur.
Allahdilerse kulunun ecelini öne alır
kendisine kavuşmasını kolaylaştırır
dilerse ona biraz daha zaman tanır
ecelini erteler.
Ölüme “düğün” diyebiliyor musunuz? Ölümüsevgiyle karşılayıp
Azrail’e (as) gülümseyebiliyor musunuz? Ölümü düğün bilip Azrail’e (as) gülümseyebilenlere ne
gâm?
Odilerse “gong” bugün vurur
“gel” der; dilerse yarın çağırır... Sen küfeni doldurmaya bak dostum!
Allah’a inanan kula düşen vazifeO’na yakınlaşmak için
O’nun rızasına nail olabilmek için didinip durmaktır.
Allahher kuluna
ayrı kabiliyetler vermiş
her birini hikmeti gereği
farklı farklı teçhizatlandırmıştır. Kimini bedence zayıf
kimini kuvvetli kılmış;
kimini çok güzelkimini de çok yakışıklı yaratmıştır. Allah kimi kuluna hayat yolunda zengin olma yollarını açmış
kimini de bu yolda geri bırakmıştır.
Bunların hepsinin bir hikmeti vardır ve bizim perdelerle örtülü dünyamızdabu hikmetleri anlayabilme imkânımız yoktur. Bize düşen
sadece Rabbimizin bize
açtığı kulvarı en iyi şekilde değerlendirmek ve o kulvarda yarışmakkulluğumuzu en iyi şekilde yapmaktır.
Hedefçok yukarılarda olmalı dostlar. Rabbini tanıyan bir kulun hedefi çok üstlerde olmalı ve o hedefe varmak için koşmalıdır!
İnsanKâinatın Sahibi Yüce Allah’a yakışmalıdır. Kur’ân-ı Kerîm’de Yüce Yaradan
kullarını üç sınıfta topluyor; dünyadaki bütün farklılıklara rağmen
![]()
ahirette sadece üç sınıf insan olacağını anlatıyor biz aciz kullarına:
Vâkıa sûresi (56)7-12: “Ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman
sağın adamları (var ya) ne mutludurlar onlar! Solun adamları ise ne uğursuzdurlar onlar! Önde
olanlar (var ya)onlar öncüdürler. İşte onlar mukarrebûn/ yaklaştırılmış olanlar
naîm cennetlerindedirler.”
İşte hedefimizi belirleyen âyetler dostlarım.
Hedef“Mukarrebûn”dan
yani Allah’a yakın olanlardan olmak ise
koşmakla geçmeli ömür. Zamanla savaşmalı; Allah tarafından bizim için belirlenmiş zamanı
en
iyi şekilde değerlendirmek için elimizden geleni yapmalıyız.
Hiçbir işi yarına bırakmamalı; “Yarınımız olacak mı acaba?” tedirginliğinde olmalıyız. “Yarıncılar helâk oldu.” (Ahmed b. HanbelMüsned
I
139.) buyuruyor
![]()
Gül Nebî Muhammed Mustafa (s.a.s.).
Elinde paran varkenAllah için harca dostum. Sıhhatin yerindeyken
koş koşabildiğin kadar hayra Allah için! Zamanın varken
gençken
dinçken ne yapabilirsen
kârdır dostum.
Zekân yerindeykenbeyindeki alıcıların güçlüyken ilim öğren
öğrendiklerini hayatına tatbik et
örnek ol
güzelliklere ayna ol. Rabbinin isimlerine ayna ol!
“Ayna ne kadar parlaktemiz ve büyükse
güneşten gelen ışığı o kadar iyi yansıtır” diyor
Hz. Mevlâna Celaleddin Rûmi.
Bizlerkulluk vazifesini bilmek ve onu en iyi şekilde yapmakla mükellefiz.