el-Muğnî



el-Muğnî kullarından dilediğini zengin kılan demektir.
Allah (cc) Hazretleri’ni tanıma yolundayız dostlar; O’nu tanıma O’nu bulma O’na kul olma yolundayız... Siz yeter ki arayın O’nu aramaya çalışın... Kendisini bulduracaktır O!
Haydi devam edelim yolcuğumuza karınca misali. O Ğaniyy’dir dedik ya tüm zenginlikler O’na aittir ve mülkünde tasarruf yetkisi sadece O’nundur demiştik ya dostlar... O Yüceler Yücesi Padişah dilediği kuluna da bu hazinelerin kapısını ardına kadar açar ve onu zengin kılar.
el-Muğnî’dir O!
Bizim küçücük maddeci kafalarımız zenginlik denince hep maddî varlığın fazlalığını anlamaktadır dostlarım.
Hâlbuki dünyası sadece bu fâni dünya ile sınırlı olmayıp ötelere sevdalı iki dünyalı gönüllerin lügatlerinde daha nice zenginlik kavramları vardır ki euro-dolar zenginliği petrol zenginliği bunların yanında “hiç” kalır!
Allah kimine mal verir mal zengini kılar onu
Kimine evlât verir evlât zengini kılar kulunu.
Kimine ilim verir ilmin zenginliğiyle donatır kulunu
Kimine zekâ verir akıl zengini kılar onu
Kimine sağlık verir sıhhat zengini eyler onu
Kimine tatlı dil verir güzel söz zengini eder kulunu
Kimine güler yüz verir bakana hayran kılar onu
Kimine yürek verir dünyayı yüreğine doldurur
Kimine ömür verir salih amellerle geçirtir ömrünü
Kimine sabır verir Asr sûresi’nin tecellisi ile sabır zengini eyler kulunu!
el-Muğnî’dir O!
Ama her nimetin şükrü kendi cinsiyledir ya canlar sorgusunun da kendi cinsinden olacağı kesindir.
-Nimetin malın mı vardı çokça? Malının ne kadarını Allah için harcadın?
-Kiminin hiç yavrusu yokken Allah seni evlâtlar vererek zenginleştirdi mi? Hele bir de varlık verdiyse kaç evlâdı yetiştirdin hayat yolunda kaçının elinden tuttun?
-Allah sana ilim verdiyse kaç kişiye o ilmi sevgiyle ulaştırıp dinini sevmesini sağladın?
-Sağlıklı kılındıysan Alah’ın lûtfu ile kaç kez hastaneye giderek hastaları ziyaret ettin bir garip hastayı bularak ona el uzattın kaç kez?
Zengin olmak isteriz hep değil mi dostlar?
Zenginlik büyük iştir sorumluluklar getirir büyük yürek ister!
Tevbe sûresi (9) 28: “...Eğer yoksulluktan korkarsanız Allah sizi dilediğinde lûtuf ve ihsanıyla zenginleştirecektir. Allah gerçekten Alîm’dir Hakîm’dir.”
Necm sûresi (53)’nde (48): “Şüphesiz zengin eden de sermaye veren de O’dur.” buyuruyorsun Allah’ım!
Gül Nebî’n Muhammed Mustafa (s.a.s.) vasıtasıyla da kullarına gerçek anlamda zenginliği öğretiyorsun Allah’ım.
“Gerçek zenginlik mal çokluğu değil; gönül zenginliğidir.” buyuruyor Sevgili Peygamberimiz. (Buhârî Rikâk 15; Müslim Zekât 130; Tirmizî Zühd 40.)
Ey el-Muğnî olan Allah’ım!
Bizler Senin isimlerinin aynaları hükmündeyiz. Hangi ismin tecelli etmiş ise bizde bizi onun zengini kıl! Ve o zenginliği çevresine cömertçe dağıtanlardan eyle. Âmîn.