Konu içeriği: el-Mâcid el-Mâcid el-Mâcid şanı yüce olan keremi bol olan yardımı çok olan in’âm ve ihsânı bol olan demektir. İbrâhîm sûresi (14) 34: “...Allah’ın nimetini
el-Mâcid
el-Mâcidşanı yüce olan
keremi bol olan
yardımı çok olan
in’âm ve ihsânı bol olan demektir.
İbrâhîm sûresi (14)34: “...Allah’ın nimetini saymak isterseniz sayamazsınız!...”
Şimdi siziKur’ân-ı Kerîm’in muhteşem iklimine davet edeceğim dostlar! Çünkü bu ismi çalışırken
neler hissettiğimi size kalemimden çok
yüreğim anlatabilir.
Dinleyin“sevgiyi” dinleyin ve “rahmeti” hissedin. Göklerden arza akan muhabbet yağmuruna varlığınızı uzatın dostlarım:
“Andolsun kuşluk vaktine. Ve sakinleştiği zaman geceye kiRabbin seni bırakmadı ve darılmadı. Ahiret senin için dünyadan iyi olacaktır. Rabbın sana verecek
ve sen hoşnut olacaksın. O seni yetim bulup da barındırmadı mı? Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi? Seni yoksul bulup zengin etmedi mi? Öyleyse sakın
yetimi ezme. Dilenciyi de azarlama. Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat.” (Duhâ sûresi (93)1-11.)
el-Mâcid olan Allah (cc) Kur’ân-ı Kerîm’i ile hepimize hitap eder dostlarım. Her âyetikendinize inmiş olarak okuyun. Rabbinizin sizinle konuştuğunu
hissedecek ve O’na cevap vereceksiniz.
Duhâ sûresi’ni okurken deO’nun
sizin hayatınızdaki ikramlarını düşünün ve Rabbinize yüreğinizle cevap verin lütfen!
Kur’ân-ı Kerîm’i sabah ve akşam okudukçagünler geçtikçe
ilerleyen zaman içinde Rabbinizin size
başınızdan geçen nice olaylarla
“Ben seni bunca geçen yıl
içerisinde hiç yalnız bırakmadım kulum”buyurduğunu hissedersiniz.
OMâcid’dir; hiçbir kulunu; kendisine inanan
iman eden hiçbir kulunu
hayat yolunda yalnız bırakmaz. Nice nimetlerle ikramlandırır kulunu. Hava
su
ışık
ve ısınimetlerini zaten hiçbir yarattığından esirgemeyendir O! O
kendisine inanmayana bile
dünyada bu lûtuflarını kısmaz dostlarım!
el-Mâcid’dir O! Keremi bolin’am ve ihsanı çok olandır O!
AyrıcaAllah’ın size özel olarak verdiği ikramları düşünün
dostlarım.
Yüce Yaradan“Dünya seni aldatmasın kulum
asıl yurt
ahiret yurdudur ve orası senin için daha hayırlıdır. Hazırlığını ahirete göre yap”
diye seslenir
kuluna...
DostumRabbinin nimetlerini öylesine düşün ki; sen O’nsuz iken
O’nu bilmezken
gerçek anlamda kimsesizdin. O’nu bulduğun an
“Sığınılacak kapı”yı buldun!
Gerçek barınmaO’nu bulup
O’na sığınabilmektir. Zira kulunu her kötülükten koruyabilecek tek kapıdır O!
Senonu bilmeden önce şaşkındın. O’nu bilince yolunu; dosdoğru olan tek yolu buldun. Fakirlik
O’nsuzluğun gerçek adıdır dostlar! Zenginlik
O’nunla olmanın
tadıdır... O’nu bulandünyayı da ahireti de kazanmıştır. Zenginlik
iki cihanın saadetinin kazanılmasıdır; zenginlik gerçek huzurun adıdır.
Rabbimiz“Her şeyin bana ait olduğunu
Mâlik-el Mülk olanın Ben olduğunu gördün kulum
o halde
sana emanet olarak verdiklerim seni şımartmasın
sen de
sana
verdiklerimle yeryüzündeki yetimlerefakirlere yardım et ve seni getirdiğim noktaları görerek
Beni şükranla an.” buyurur
yüreğinize.
Var olma nimetinehidayet nimetine
akıl nimetine
yürek nimetine
sağlık nimetine
varlık nimetine
huzur nimetine
güzellik nimetine ve de en mühimi
HabibineSevgilisine
İki Cihan Sultanı Muhammed Mustafa’ya (s.a.s.) ümmet olma nimetine
şükreden kullarının şükürlerine karşılık
nimetlerini artıracağını
vaat eder Allaho muhteşem kelâmında.
Bilmeye yolculuktayız dostlar; bulmaya yolculuktayız... “Bileceğiz”“bulacağız” ve “olacağız” inşallah.
“Kâfir ölürMü’min olur” ne güzel bir sözdür. Olacağız inşallah... el-Mâcid olanın yardımıyla…