el-Kuddûs


el-Kuddûs isminin sözlük anlamı hatadan gafletten her türlü eksiklikten ve noksanlıktan münezzeh; pâk temiz olan bütün kemâl sıfatları üzerinde toplamış olan ve ne kadar övülürse övülsün tüm övgülerin üstünde olan demektir.
Haşr sûresi (59) 23: “O Allah ki O’ndan başka ilâh yoktur. Melik (mülkünde istediği gibi tasarruf eden)tir Kuddûs (her noksanlıktan münezzeh olan)dür Selâm (her kusurdan ve âfetten sâlim olan)dır Müheymin (her zaman gözetip koruyan)dir Aziz (kudreti daima üstün gelen)dir Cebbâr (dilediğini yaptıran)dır Mütekebbir (büyüklük ve yücelik kendisine mahsûs olan)dir. Allah müşriklerin şirk koştuklarından münezzehdir.”
Makro ve mikro âlemde görebildiğimiz ve göremediğimiz her şeyin yaratıcısı olan Yüce Allah kâinatı akıllara durgunluk verecek bir intizam ile yaratmıştır. İlim sahibi her insan bu muhteşem nizam ile âlemin sürekliliğini müşahede eder. Âlem adeta muhteşem bir orkestra gibi işlemekte etrafa yayılan musiki her nesneyi sarmakta mest etmektedir! Her olay bir kanun çerçevesinde cereyan ederek sebep-sonuç ilişkileri ile insanoğluna bu kâinat sarayının sahibini anlatmaktadır.
Bu dünya fabrikasının O Yüce Mühendisi her şeyi öylesine güzel işler hale getirmiştir ki bir taraftan “üretim” yapılmakta diğer taraftan da “atıklar” olağanüstü mekanizmalar ile temizlenmektedir.
Etrafını tefekkür ile seyreden her göz doğadaki temizliği fark eder. Hayvanlar âleminde yarattığı her canlıya temizliği öğretmiştir Kuddûs olan Yaratan! Kimi yalanarak kimi binbir metotla yıkanarak kimi de kendinden küçük yaratıkları âdeta “temizlikçi” gibi kullanarak vücutlarını tertemiz tutarlar.
Yeşil her ağaç tabiatın ciğerleri hükmünde soluk alıp verirken havadaki “oksijen ve karbondioksit” dengesini düzenler ve havayı temizler.
el-Kuddûs’tür O!
Bu muhteşem düzen Kuddûs isminin tecellileri ile olur dostlar! Çevre kirliliğinin bütün sebebi bu düzeni kendi lehine bozmaya çalışan insanoğludur!
Beşerin “bulaşık eli” karışmamak şartıyla doğadaki bu harika dengenin bozulması mümkün değildir.
Allah’ın Kuddûs ismini tefekkür eden her insan secdelere kapanır çevreyi ve doğal dengeleri korumak için elinden geleni yapar. Müslüman bilir ki o kâinat ile aynı inancı paylaşmakta O Yüce Yaradan’a farklı boyutlarda kulluk etmektedir.
İnsanlar ve ağaçlar kıyamdadır.
Hayvanlar rukûdadır.
Sular ve yerdekiler secde halindedir.
O Zât-ı Mukaddes (cc) toprağı yaratmış Kuddûs isminin tecellisi ile ona içine aldığı her şeyi sevgiyle kucaklayıp öğütüp temizleme emri vermiştir.
el-Kuddûs olanın emriyle ‘çöp’ gömersiniz toprağa ‘gül’ biter onun bağrından! Settâr isminin tecellilerini de sergiler toprak bakana dostlar! Örter tüm çirkinlikleri…
Seyretmeyi bilene ölümü sevdirir toprak! Ana kucağı gibi bağrını açar insana ve haşre kadar ağırlar her gelen misafirini “kabir” adlı bekleme salonlarında.
O Kuddûs olan Sâni-i Zü’l-celâl suyu yaratmıştır ve her şeyin bileşimine bu mucizeyi yerleştirmiş suyu adeta “hayat” kılmıştır. Ve ona da temizleme gücü vermiştir.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.):
“Sizden birinizin kapısı önünden bir ırmak geçse günde beş defa o ırmakta yıkansa bedeninde kir kalır mı? Kalmaz. İşte su nasıl kiri giderirse namaz da günahları öyle giderir” (İbn Mâce İkâme 193; Ahmed b. Hanbel I 72; Müslim Mesâcid 283.)
Sen Yüce Rabbim kulunu sular ile maddi kirlerden arıtan namaz ile de manevi kirlerden temizleyensin!
Tövbe kapılarını ecele dek açık tutup gözyaşlarıyla yıkanan ruhları Tevvâb isminle sarmalayansın!
Her türlü noksanlıktan uzak pak ve temiz olansın!
Hata bizden gaflet bizden af ve mağfiret Senden Rabbim!
İnsan unutkandır yanılır yanlışlara düşer. Her konuda acz içindedir. Yeri gelir bir minicik virüse yenilir yataklara düşer... Uykusuz susuz aç kalamaz yalnız hiç yaşayamaz!

Ama Sen Yüce Rabbim!
Sen Allah’sın Senden başka ilâh yok!
Sen dirisin ölümsüzsün!
Seni uyku ve uyuklama tutmaz!
Göklerde ve yerde ne varsa her şeyin sahibisin!
İlmin her şeyi kuşatmıştır
Sen en Yüce olansın Alîm’sin Mütekebbir’sin!
Seyyiâtımızı hasenâta çevirerek
Bize Kuddûs isminle muamele et Allah’ım!
Temizle bizi Allah’ım! Âmin.