Konu içeriği: el-Cebbâr el-Cebbâr dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan mutlak iradesini her durumda yürüten her güçlüğü kolaylaştıran mahluklarının işlerini ıslâh eden; mahluklarının ihtiyaçlarını gideren yaşama ve
el-Cebbârdilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan
mutlak iradesini her durumda yürüten
her güçlüğü kolaylaştıran
mahluklarının işlerini ıslâh eden; mahluklarının ihtiyaçlarını gideren
yaşama ve rızık sebeplerini sağlayan; kırılanları onaran
eksikleri tamamlayan
düzeni bozulan her şeyi tanzim eden demektir.
Haşr sûresi (59)23: “O Allah ki
O’ndan başka ilâh yoktur. Melik (mülkünde istediği gibi tasarruf eden)tir
Kuddûs (her noksanlıktan münezzeh olan)dür
Selâm (her kusurdan ve âfetten sâlim olan)dır
Müheymin (her zaman gözetip
koruyan)dir
Aziz (kudreti daima üstün gelen)dir
Cebbâr (dilediğini yaptıran)dir
Mütekebbir (büyüklük ve yücelik kendisine mahsûs olan)dir. Allah
müşriklerin şirk koştuklarından münezzehdir.”
Yüce Allah (cc) yeryüzünü yarattı…
Fussilet sûresi (41)10
11: “O
yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip
düzene koydu. Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: “İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin.” dedi. Her ikisi de: “İsteyerek geldik” dediler.”
Yaratılmış her şey“o muhteşem kudret” karşısında secde etmekte
boyun eğmekte iken
sadece “insan”
“akıl ve nefis” verilmiş insan
yaradılış hikmeti gereği
Allah’ı bulmakta ve O’na ibadette “iradesine” bırakıldı dostlar! Ama
Allah’ın o engin rahmeti ile de yalnız bırakılmadı bu yolda.
Aklını kullananlar için; “kâinat kitabı”nın âyetlerini okuyabilenler için her şeyher olay
“yol gösterici” kılındı.
Yüreğini aklına yoldaş edinenlereKur’ân-ı Kerîm âyetleri ile Yüce Allah’ın kelâmı; Gül Nebi Muhammed Mustafa (sav) ile de yaşayan örnek bir insanın hayatı
yardımcı kılındı.
Âl-i İmrân sûresi (3)83: “Onlar
Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar? Hâlbuki göklerde ve yerde ne varsa hepsi
ister istemez O’na boyun eğmiştir ve O’na döndürülüp götürüleceklerdir.”
Kur’ân-ı Azimüşşan’ı okudukçaher âyetinde sıcacık bir sevgi hisseder; Yüce Yaradanın kullarına adeta: “Her şey
size benim varlığımı anlatırken
hâlâ oyalanıp durur musunuz
sizlere sevgi ile kollarımı açmış beklerken
siz
acizlerden mi medet beklersiniz?” buyurduğunu duyar gibi olursunuz.
O“Cebbâr”dır dostlar!
Her şeyO’nun yüce kudreti elindedir. Hiç kimse
bu gücün karşısında duramaz. Dilerse
her şeyi bir anda yok eder. Ama O
öylesine sabırlıdır ki kullarına karşı
bekler
mühlet verir.
“Geceyi”karanlıkları yaratır
“karanlıklar” gündüzün bütün eserlerini örterken
gecenin gelişiyle
sabahın da müjdesini yani “aydınlıkların” müjdesini verir kullarına.
“el-Cebbâr”dır O!
Kışıbembeyaz bir kefen gibi getirir
yerküreyi “mevt” eyler
haşre hazırlar. Kışın soğuğu ile de yazın sıcağını müjdeler kullarına!
“el-Cebbâr”dır O!
Her bahardamuhteşem bir nebât ve hayvanât ordusunu yaratır; her birine vazifesine uygun sevk ve idare ile ömür verip
kıyamete örnek olan güz mevsiminde pek çoğunu vefat ettirerek
vazifelerini sona erdirir.
“el-Cebbâr”dır O!
Yarattığı her varlığaher cins ve topluluğa mahsus rızıkları
müdafaa silâhlarını
her birinin yaşam şartlarına uygun kıyafetlerini
hiç umulmadık yerden
hiç beklenmedik zamanlarda
tam vaktinde verir. O nihâyetsiz iktidarını
gücünü ve hadsiz rahmetini gösterir.
“el-Cebbâr”dır O!
Cennet ve cehennemi halk eder. Cennetlütfunun eseridir
“ödül” yeridir. Ve… Cehennem de lütfunun eseridir dostlar!
Cennete giden yolları kolaylaştırmak için yaratmıştırO
Rahmân ve Rahîm olan Yaradan
cehennemi!
Cehennem bilekereminin eseridir!
Kahrıyla lûtfunu gösteren ve lûtfuna koşturan O!
Geceler olmasaydıkaranlıklar olmasaydı
aydınlıkları bilebilir miydik?
Kışı yaşamasaydıkbaharı neşeyle bekleyebilecek miydik? Ve cehennem yaratılmasaydı
cennete koşmak için
cehennemden kaçıp
cennete koşmak için çaba sarf edecek miydik sizce?
İşte O“Cebbâr” olan
“Rahmetim gazâbımı geçmiştir” (Buhârî
Tevhîd
22
28
56.) buyuran
gökleri ve yerleri azametiyle kendine boyun eğdiren O
Rahîm
Halîm
Sabûr ve Ğafûr olan Allah
kullarını cennete böyle sürükler!
KudretO’nun elindedir
kulunun her halini kemâle ulaştıracak vesileler için “Cebbâr” ismini kullanır
kulunun eksiklerini tamamlatır
düzeni bozulmuş her şeyi “Cebbâr” ismiyle düzeltir. Hiç kimsenin gücü
O yüce kudretin yapmak istediklerini engelleyemez.
Kulbunu bilse
Hz. Ali gibi yalvarır O’na:
“Eyher kırığı kaynaştırıp birleştiren
kırılanı onaran ve her zorluğu kolaylaştıran
“Cebbâr” olan Allah’ım!”
Ve sonra lisan-ı haliyle duasına devam eder: Ey Cebbâr olan Allah’ımdağınıklığımı toparla
bana düzenlik ihsan et!
Benkulum
acizim
dünya hayatının gaileleri karşısındaki kırgınlığımı
yılgınlığımı ve aczimi sana havale ediyorum. Beni
o mutlak ve engin gücünle güçlendir. Cebbâr ismine sığınarak
o kırık dökük amellerimi
acziyetime bağışlayarak kabul eyle!
Sensana inananların seyyiâtını hasenâta çevirensin!
Kırık gönüllereserinlik bahşedensin!
Eksikleritam kabul edensin!
Ümitsizlikleriümide çevirensin!
Ve benim inandığımibadet ettiğim tek ilâhımsın!
Benirahmetinle muhafaza eyle ya Rabbi!
Âmîn.