Konu içeriği: el-Berr el-Berr el-Berr bütün iyilik ve güzelliklerin sahibi kullarına karşı bağışı ve ihsanı çok olan iyiliğin vefanın güzelliğin ve ihsanın tek kaynağı demektir. Bu
el-Berr
el-Berrbütün iyilik ve güzelliklerin sahibi
kullarına karşı bağışı ve ihsanı çok olan
iyiliğin
vefanın
güzelliğin ve ihsanın tek kaynağı demektir.
Bu kez sözebir kudsî hadisle başlayacağım dostlar. O’nu O
Yüce Yaradan’ı kendi sözüyle anlatacağım sizlere:
Ebü’l–Abbâs Abdullah İbni Abbâs İbni Abdülmuttalib (ra)’dan nakledildiğine göreResûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah Teâlâ’dan rivayet ettiği bir
hadiste şöyle buyurdu:
“Allah Teâlâ iyilik ve kötülükleri takdir edip yazdıktan sonra bunların iyi ve kötü oluşunu şöyle açıkladı: Kim bir iyilik yapmak ister de yapamazsaCenâb–ı
Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik olarak kaydeder. Şayet bir kimse iyilik yapmak ister sonra da onu yaparsaCenâb–ı Hak o iyiliği on mislinden başlayıp
yedi yüz misliylehatta kat kat fazlasıyla yazar.
Kim bir kötülük yapmak ister de vazgeçerseCenâb–ı Hak bunu mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.
Şayet insan bir kötülük yapmak ister sonra da onu yaparsaCenâb–ı Hak o fenalığı sadece bir günah olarak yazar.” (Buhârî
Rikâk
31; Müslim
Îmân
207
![]()
259.)
İşteel-Berr olan yüce Allah dostlarım! İyiliğin
güzelliğin
vefanın tek kaynağı O’dur!
Berr kelimesiArapça birr kökünden türer. “Birr” itaatkâr
vefalı ve iyiliksever anlamına gelir. Bu kelime Kur’ân-ı Kerîm’de insanın kazanması istenilen bir
vasıf olarak kullanılır.
Çünkü el-Berr olan Yaradankullarının “birr”e ulaşarak kendilerini aşmalarını
arınıp
yücelmelerini ister dostlar.
Hedef “birr”e ulaşmaktır. Yani “iyiliği yakalamak”tır. Hedefi gösterenona nasıl yaklaşılacağını da öğretir kullarına.
Hakk Teâlâ ruh yapımıza sevgiyiiyiliği ve güzelliği kodlamış
bizi öyle göndermiştir yeryüzüne.
Allahdaha sonra da her kuluna; yeryüzünde “dünya imtihanı”na gözlerini açan her kuluna
ömrü boyunca ihtiyacı olan her şeyi binbir güzellik içinde
ulaştırır dostlarım. Ohayvanlar ve bitkiler âlemini
tat
koku ve renk
cümbüşüyle emrine vermiştir. O
kullarını binbir lezzet
binbir tat ile doyurur her
gün.
Hz. Allah (cc)çevresini sarmalayan dış dünyada
her an muhteşem tablolar çizerek
“ruh dünyaları”nı da doyurur kullarının.
Gören gözlereher olay bir şeyler anlatır. Sabahleyin nefis bir manzara ile doğan güneş
geceleri festival alanına dönüştüren yıldızlar
karanlıkları bir
gece lambası gibi ışıldatan ayduyabilen kulaklara hep bir şeyler fısıldar.
el-Berr olan Oeşsiz sanatkâr
kış ayları boyunca yağar-yağmaz eriyecek kar tanelerini bile
öyle bir sanatla işleyerek gönderir ki
âdeta
“Kulum
![]()
güzelliğimi yansıtan şu kar taneleri ile beni düşünsüntanısın da mest olsun” der bizlere.
Kullarıaşka gelsin
sevgiyle yaşasınlar
inançlarının ve imanlarının neşesiyle
şu imtihan dünyasının üstesinden gelsinler ister
O Rahmân ve Rahîm olan
Allah!
Oyağmur tanelerini de melekleri vasıtasıyla yollar yeryüzüne
kulları rahmetini
merhametini ve sevgisini hissetsinler diye... Nitekim bunu en zirve
noktada hisseden Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.)yağmur yağarken
ellerini yağmura doğru uzatıyor ve yağmuru büyük bir keyifle seyrediyordu. Ne yaptığını
soran sahabelerine de:
“-Yağmuru kucaklıyorum! Rahmeti hissetmeye çalışıyorum... Çünkü onlar Allah’ın katından iniyorlar ve onların Allah ile biatı çok yeni!” buyuruyordu.
İştekulluktaki zirve isim! Ve kulluktaki zirve boyut dostlar!
el-Berr’in kulu olarakO’na yakışmak için kâinattaki güzellikleri hissetmeliyiz
Rabbimize sunacağımız dünya hayatımızı güzelliklerle donatmalıyız. Etrafını
güneş gibi aydınlatanlarakaranlıklarda ay olup etrafını aydınlatanlara
yağmur gibi etrafa sevgi yağdıranlara ne mutlu!
Bakara sûresi (2)112: “Hayır
hayır! Kim özü iyilik dolu olarak yüzünü Allah’a tertemiz döndürür ve teslim ederse
işte onun Rabbi katında ecri vardır.
Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olacak değiller.”
Bakara sûresi (2)195: “Allah yolunda mal harcayın da kendinizi ellerinizle tehlikeye bırakmayın ve iyilik edin. Çünkü Allah iyilik edenleri (ve işlerini
iyi yapanları ) sever.”
Kullarını hep iyiliğe sevk eder O Yüce Yaradan! Oiyiliklerle
hayırlarla
kendisine ulaşması için sebepler yaratır
imkânlar verir kuluna. Kula düşen
bir
iyilik yaptığı zaman yüzünü yerlere sürüp secde etmesi ve kendisine hayır kapılarını açan Rabbine şükretmesidir.
Ovarlık vermese
zengin kılmasa sizi
yüreğinize “sevgi ve merhamet” koymasa
elinizi cebinize atıp da yardım edebilir misiniz hiç kimseye?
Söyleyin Allah aşkına! Parayı harcayacak pek çok yer varken “hayır” yapmakparayı bir garibin duasını almada kullanmak
ancak O’nun rızasını isteyen
kullarına verdiği bir lütufbir nimet değil de nedir?
Odilemese “dilemeyi” verir miydi hiç?
İyilik yapmayı dileten O. İyilik yollarını açan O. Sonuçta kuluna sevaplar kazandırıphuzura erdiren O!
el-Berr’dir O!
Kullarının ‘birr’e ulaşmasını dileyendir O!
Âl-i İmrân sûresi (3)92: “Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça
gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla
bilir.”
Razı olduğu kullarının özelliklerini de Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle açıklar Allah Teâlâ:
Âl-i İmrân sûresi (3)134: “O (Allah’tan hakkıyla korka)nlar
bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar
öfkelerini yutarlar
insanları affederler. Allah
iyilik edenleri sever.”
Âl-i İmrân sûresi (3)148: “Allah da onlara hem dünya nimetini
hem de ahiret nimetinin güzelini verdi. Allah güzel davrananları sever.”
el-Berr’dir O dostlar.
İyiliği kat kat mükâfatlandırandır O.
En’âm sûresi (6)160: “Kim iyilik getirirse
ona o (getirdiği)nin on katı vardır. Kim kötülük getirirse
sadece onun dengiyle cezalandırılır; onlar
haksızlığa uğratılmazlar.”
Muhteşem bir kudret silgisi günahları silmek için adeta bahaneler arar durur; OYüce Rahmetin eseri olarak.
Hûd sûresi (11)114: “Gündüzün her iki tarafında (öğle ve ikindi) ve gecenin saçaklarında (akşam
yatsı ve sabahda) namaz kıl! Muhakkak ki
iyilik
kötülükleri giderir. Bu isedüşünebilenlere bir öğüttür.”
Rahmetişefkati hissedebiliyor musunuz dostlarım?
Nasıl bir Yaradanın kulu olduğunuzun farkında mısınız? Sadece bu âyet“ümitlenmek” için yeter insana. Sadece bu âyet “kurtuluş” muştusudur! Anlayabilene
sadece bu âyetinsanı namaza koşturmak için yeter. Sadece bu âyet
1 metrekarelik bir seccadeyi
insanın dünyası haline getirir; kulları
aciz ve yaralı
gönülleritek başına bu âyet
seccadeye mıhlar!
el-Berr olan Rabbinizi tanıyın dostlarım…
Bu yolculukdosta yolculuk! O “Tek Dost”a yolculuk. Bu yolculuk
O’nu tanıma
bilme
sevme ve O’nun her emrine amade olma yolculuğu. Bu yolculuk
kul-köle
olma yolculuğu. O’na kul olunca“adam olmaya”
O’na köle olunca
ebediyen özgür olmaya yolculuk bu. Devam edelim
değil mi?
Nahl sûresi (16)128: “Şüphesiz Allah
takva sahipleri ile ve iyilikte bulunanlarla beraberdir.”
İsrâ sûresi (17)7: “Eğer iyilik ederseniz
kendi lehinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz kendi aleyhinizedir.”
Neml sûresi (27)89: “Kim iyilikle gelirse
ona daha iyisi verilir ve onlar o gün korkudan da emin kalırlar.”
Fussilet sûresi (41)34: “Hem iyilik de bir değildir
kötülük de. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. O zaman seninle kendi arasında bir düşmanlık olan
kişininsanki samimi bir dost gibi olduğunu görürsün.”
Şûra sûresi (42)23; “İşte Allah iman edip salih amel işleyen kullarını bununla müjdeler. Ey Muhammed! De ki: “Ben bu tebliğime karşı sizden akrabalıkta
sevgiden başka hiçbir ücret istemiyorum.” Her kim bir iyilik yaparsa Biz onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdırşükrün karşılığını
verir.”
Allah kelâmında kullarını iyiliğe yöneltiyorher iyiliği de katından yüreklere işleyen sıcacık bir sevgiyle ödüllendiriyor
![]()
Rabbim! Yüreğime işlediğin “sevgi”nin her zerresi için secdelerdeyim; şükür secdelerindeyim.
Eyiyiliğin gerçek sahibi olan Rabbim! Sana kelâmınla yalvarıyorum:
“...Bize dünyada bir güzellik ve ahirette de bir güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!..” (Bakara sûresi (2)201.)
“Rabbimiz! Biz‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik
hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla
kötülüklerimizi ört
![]()
canımızı iyilerle beraber al.” (Âl-i İmrân sûresi (3)193.)
Âmîn.