Konu içeriği: el-Afüvv el-Afüvv el-Afüvv kullarının günahlarını kendilerinde sorumluluk kalmayacak bir şekilde affeden amel defterlerinden günahları silen hatırlayıp da mahcup olmasınlar diye de kuluna o günahı
el-Afüvv
el-Afüvvkullarının günahlarını kendilerinde sorumluluk kalmayacak bir şekilde affeden
amel defterlerinden günahları silen
hatırlayıp da mahcup olmasınlar diye de kuluna o günahı unutturan demektir.
Sizibir dost ile tanıştıracağım bugün! Ben
size sadece O’nun özelliklerini anlatacağım. Dilimin döndüğü kadar
yüreğimin güç yetirebildiği kadar anlatacağım O’nu...
Her şeyden önce O’nuHabibinden
İki Cihan Serveri Muhammed Mustafa’dan (s.a.s.) dinleyelim:
Enes (ra): “BenResûlüllah’ı (sav) şöyle söylerken işittim: ‘Allah-ü Teâlâ (cc) şöyle buyuruyor: ‘Ey Âdemoğlu! Sen bana dua ettiğin ve mağfiret umduğun müddetçe senden sudur eden günahının üzerini mağfiretimle örterim
hiç aldırış etmem. Ey Âdemoğlu! Şayet senin günahın bulutlara ulaşacak olsa
sonra bana istiğfar etsen
seni yarlığarım. İsyanının çokluğuna aldırış etmem. Ey Âdemoğlu! Sen bana yer dolusu hatalar getirip sonra bana bir şeyi eş tutmadan kavuşacak olursan
ben de sana yer dolusu mağfiret ederim.” (Tirmizî
Deavât
106; Ahmed b. Hanbel
Müsned
V
172.) buyurdu.
Ebû Hüreyre (ra)’dan rivâyetle Resûlüllah (s.a.s.) şöyle buyurdular:
“Allah Teâlâ Hazretleri diyor ki: “Kulumhakkımda nasıl bir zan yürütürse ben öyleyimdir...” (Buhârî
Tevhîd
15; Müslim
Zikr
2
(2675); Tirmizî
Deavât
142
(3598).
Ebû Musa (ra)’dan rivâyetlePeygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurdular;
“Azîz ve Celîl Olan Allahgündüz günah işleyenlerin tövbesini kabul etmek için gece boyunca rahmet kapısını açık tutar
gece günah işleyenlerin tövbesini kabul etmek için de gündüz boyunca rahmet kapsını açık tutar
bu güneş batıdan doğuncaya kadar böylece devam eder.” (Müslim
Tevbe
31.)
İbn-i Ömer radıyallahu anhumâ “BenResûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim” demiştir: “Mü’min kıyamet günü Rabbinin lütuf ve keremine o kadar yakın olur ki
Allah onu halktan gizler ve günahlarını itiraf ettirir:
-Şu günahını biliyor musunşu günahını biliyor musun? der. Mü’min:
-Biliyorum yâ Rabder. Cenâb-ı Hak da
-“Ben bu günah(ların)ı dünyada örtmüş gizlemiştimbugün de bağışlıyorum” buyurur. Bunun üzerine o kimseye iyiliklerinin kaydedildiği defter verilir. (Buhârî
Mezâlim
2
Tefsîru sûre (11)
4
Edeb
60
Tevhîd
36; Müslim
Tevbe
52; İbni Mâce
Mukaddime
13.)
Ebû Hüreyre (ra)’dan rivâyetle Resûllallah (s.a.s.) şöyle buyurdu:
“Kulun secdedeki anıRabbine en yakın olduğu andır; onun için (secdede) duayı çoğaltın” (Müslim
Salât
215; Ebû Dâvûd
Salât
152.)
Ebû Hüreyre (r.a)’dan rivâyetlePeygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurdular:
“Bir kimse güzelce abdest alarak cuma namazına gelirhutbeyi ses çıkarmadan dinlerse
iki cuma arasındaki ve fazla olarak üç günlük daha günahları bağışlanır. Kim hutbe okunurken çakıl taşlarıyla oynarsa
boş ve manasız bir iş yapmış olur.” (Müslim
Cum’a
27.)
YineEbû Hüreyre (r.a)’dan rivayetle
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurdular:
“Cuma gününde bir zaman vardır kişayet bir Müslüman namaz kılarken o vakte rastlar da Allah’tan bir şey isterse
Allah ona dileğini mutlaka verir.” Resûl-i Ekrem o zamanın pek kısa olduğunu eliyle gösterdi. (Buhârî
Cum’a
36.)
Ebû Hüreyre (r.a)’den rivayetle Nebi (s.a.s.) şöyle buyurdular: “Faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır.” (BuhârîÎmân
25
Salâtü’t-Terâvîh
2; Müslim
Müsâfirîn
175; Ebû Dâvûd
Ramazan
1.)
Hz. Ebû Hüreyre (ra)’dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifteRabbimizin her gecenin son üçte biri kaldığında dünya semasına nüzul edip “Yok mu bana dua eden
duasını kabul edeyim; yok mu benden isteyen
ona vereyim; yok mu benden bağışlanma dileyen
onu bağışlayayım” buyurduğu ifade olunmaktadır (Buhârî
Teheccüd
14; Müslim
Müsâfirîn
169.)
YineEbû Hüreyre (ra)’den rivâyetle
Nebî (s.a.s.) şöyle buyurdular:
“Kim inanarak ve alacağı sevabı Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsageçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî
Îmân
28
Savm
6; Müslim
Sıyâm
203; Ebû Dâvûd
Ramazan
1.)
Hadis deryası Ebû Hüreyre (ra)’dan rivâyetle Resûlullah (sav) şöyle buyurdular:
“Umreikinci bir umreye kadar olan günâhlara keffârettir. Mebrûr haccın karşılığı ise ancak cennettir.” (Buhârî
Umre
1; Müslim Hacc
437; Tirmizî
Hacc
88; Nesâî
Hac
3.)
Ve Muhammed Mustafa (s.a.s.) buyurdular: “Şüphesiz Allah’ın yüz rahmeti vardır. Onlardan bir rahmeti inscin
hayvanlar ve böcekler arasına indirmiştir
işte onlar bu sebeple birbirine şefkat eder; bu sebeple birbirlerine acırlar. Vahşî
yavrusuna bu sebeple merhamet eder. Allah doksan dokuz rahmeti geriye bırakmıştır. Onlarla kıyamet gününde kullarına rahmet edecektir.” (Müslim
Tevbe
19; Buhârî
Edeb
19; Tirmizî
Deavât107; İbn Mâce
Zühd
35.)
Sizlere bir “Dost”u anlatıyorum bugün...
O’nun kelâmını açtımo Muhteşem Kitapta
O Yüce Dost kendini anlatıyordu biz kullarına. O’nu dinledim
bütün yüreğimle:
Nisâ sûresi (4)149: “Bir hayrı açıklar yahut gizlerseniz yahut da bir kötülüğü bağışlarsanız
biliniz ki
Allah da çok bağışlayıcıdır
her şeye hakkıyla kâdirdir.”
Şûrâ sûresi (42)25: “Kullarının tevbesini kabul eden
kötülükleri affeden ve sizin yaptıklarınızı bilen O’dur.”
Şûrâ sûresi (42)30: “Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Bununla beraber Allah yine de çoğunu affeder.”
Zümer sûresi (39)53: “De ki: “Ey haddi aşarak nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümid kesmeyin. Çünkü Allah
bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O
çok bağışlayıcıdır
çok merhamet edicidir.”
Bakara sûresi (2)186: “Şayet kullarım
sana benden sordularsa
gerçekten ben çok yakınımdır. Bana dua edince
duacının duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki
doğru yola gidebilsinler.”
İşte Dostcanlar! İşte gerçek Dost!
Dostistediğin an
en müşkil anında yanında olan
derdini anlattığın an
seni dinleyen
sorduğunda
hatta sormadan sana yol gösteren
seni sevgisiyle sarmalayan ve seni bir an bile yalnız bırakmayandır
canlar!
Dostkusurlarını bağışlayan
seni rahmetle kucaklayan
seni her an gören
gözeten
her türlü kötülükten koruyan
sana kuvvet veren ve en zor anlarda elinden tutandır.
Dost sevgisini kaybetmekten korktuğunO’nun sevgisini kaybetmektense
dünya ve içindeki her şeyden vazgeçebileceğin Yüceler Yücesinin adı değil midir canlar?
İşte dostişte gerçek dost! Tek kapı!
O’nu aradınız mı hiç?
O’nu bulabilmek için hiç yandınız mı dostlar? Ellerinizi O’nun kudret eline uzattınız mı hiç?
Onunla buluşmak içinseccadenizi serip
“Allahu ekber” diyerek
dünyayı arkaya atıp
“O Dost”un huzurunda olmanın tarifsiz heyecanı ve keyfiyle başınızı
secdelere koydunuz mu hiç?
Lütfen yüreğinizi katın yaşamanıza. Bu takdirde dünyayı bambaşka bir gözle seyredecek ve hayatı inanılmaz derecede seveceksiniz!
Ey Afüvv olanbağışlaması bol olan Rabbim!
Gecelerin huzur dolu bağrındakulunun kalkıp dua etmesini bekleyen
af dilerse de affeden
haftanın her Cumasını af ve mağfiret günü olarak ilân eden
senenin pek çok günlerinde kullarına mağfiretini sağanak sağanak yağdıran
Arefe günü
kullarını anasından doğmuşa döndüren
tövbe kapılarını ölüm anına dek ardına kadar açık tutan
kuluna ümit kapılarını asla kapatmayan ve “Rahmetim gazabımı geçmiştir” (Buhârî
Tevhîd
22
28; Müslim
Tevbe
15.) buyuran Rabbim!
Afüvv ismine sığınabilmek için bizlere affedici olmayı nasip eyle!
Ey Rabbim! A’râf sûresi (7)’nde (199): “Sen yine de affa sarıliyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.” buyuruyorsun. Bizlere
hoşgörülü olmayı
birbirimizin kusurlarını bağışlamayı nasip eyle.
Âl-i İmrân sûresi (3)’nde (134): “Onlar (o takvâ sahipleri)bollukta ve darlıkta infak edenler (Allah için harcayanlar)
öfkelerini yutanlar
insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.” buyuran Rabbim!
Bizibu muhteşem âyetlerin gölgesinde yaşayanlardan
kitabını okuyup
hayatına geçirenlerden
ancak
affetmeyi becerebildiği için
Senden
affetmeni beklemeye hakkı olanlardan eyle. Âmîn.