Konu içeriği: el-Adl el-Adl el-Adl çok adil olan asla zulmetmeyen kullarına da âdil olmayı adaletle davranmayı emreden demektir. Âl-i İmrân sûresi (3) 18: “Allah gerçekten kendisinden
el-Adl
el-Adlçok adil olan
asla zulmetmeyen
kullarına da âdil olmayı
adaletle davranmayı emreden demektir.
Âl-i İmrân sûresi (3)18: “Allah gerçekten kendisinden başka ilâh olmadığına şahitlik etti. Melekler ve ilim sahipleri de
O’ndan başka ilâh olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakîm olan Allah’tan başka ilâh yoktur!”
Şu fani dünyadabiz insanlar adaleti
bir “terazi” ile simgelemişizdir dostlar! Terazi
“dengeyi” anlatır. İki kefesine konulan şeylerin dengede olması
doğruyu
hakkı
adaleti getirir toplumlara
insan ilişkilerindeki bozulmaları düzeltir.
Allah (cc)insanı
tek başına yaşasın diye yaratmamış
onu
bir toplum içinde
insanlarla ilişkiler kuracak kabiliyetlerle donatmış ve “ümmet olma” bilinciyle yaşayan bir “İslâm toplumu” kursunlar istemiştir.
İslâm’da dağlara çekilipyalnız yaşama
yani “inziva” yoktur dostlar! Son nefesine dek koşuşturması ve insanlara yardımcı olması beklenir mü’minlerden.
Dolayısıylainsan ilişkileri çok mühim hale gelir inancımızda. Müslüman kişi
“fert” bazında eğitilirken
güçlü
imanlı
birbirlerine sevgi ve saygı duyan
aralarında adaletle hükmeden
haksızlığın
zulmün olmadığı bir toplum hedeflenir dostlarım.
Allah Âdil’dir.
“... Şüphesiz Allahadaletle hüküm yürütenleri sever.” (Mâide Sûresi (5)
42.)
Gidişinvaat olunan güne doğru olduğu ve o gün herkesin hesaba çekileceğini anlatır Yüce Allah
Kur’ân-ı Kerîm’inde:
Enbiyâ sûresi (21)47: “Biz kıyamet günü için doğru teraziler kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Yapılan amel
bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa
onu getirir (tartıya koyarız.) Hesap görenler olarak da biz kâfiyiz.”
Zilzâl sûresi (99)7
8: “O gün kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.”
Bu geçici dünyaimtihan dünyasıdır! İnsanoğlunun gücü her şeyi bu dünyada çözümlemeye yetmez! Olaylar karşısında adil olup “hakkı” teslim edemez! Nice dalâlet ehli
ceza almadan
nice hidayet ehli de mükâfatını görmeden göçer bu dünyadan!
Ama dostlar... Zerreden kürreye dek her şeyde saltanatınıhikmet
intizam ve ölçüyle gösteren Allah
kendi himayesine sığınan
iman eden ve diğer kullarına adaletle davranan imanlı kullarına iltifat ederek
rahmet ederek
yaptıkları hiçbir ameli boşa götürmeyerek adaletle davranır.
İnşikâk sûresi (84)6-9: “Ey insan! Şüphe yok ki sen
Rabbine karşı çaba üstüne çaba göstermektesin
sonunda O’na varacaksın. Kimin kitabı sağından verilirse
kolay bir hesapla hesaba çekilecek ve sevinçli olarak ailesine dönecektir!”
AdaletAllah (cc)’ın sıfatlarından olup kullarından da adil olmalarını
zulmetmemelerini ister Yaradan.
Nisâ sûresi (4)135: “Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz
ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa
yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa
fakir de olsa
Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer
bükerseniz veya çekinirseniz
şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”
Nahl sûresi (16)90: “Şüphesiz ki Allah
size adaleti
iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayâsızlıktan
fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.”
Nisâ sûresi (4)58: “Şüphe yok ki Allah size
emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah
bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten
hakkıyla görendir.”
“İlâhî adâleti” tam olarak anlayabilmek içinO’nun adâletine sığınabilmek ve güvenmek için
O’nun hikmet dolu fiilleri ile yaratıp
yönettiği evreni tanıma ve o muhteşem dengeyi
yaradılıştaki nizamı çok iyi anlamak lâzımdır dostlar! Bunu gören
“sonucu” sadece Allah’tan bekler!
Biz insanlar için bu dünyanın yüzü ebedî bir âleme bakmaktadır. Bu dünyao ebedî dünyanın tarlası hükmündedir! İnsan
kabiliyetleri nispetinde bu tarlayı ekiyor
özleri dünya toprağı altında kalıyor ama
sümbüller ahirette devşiriliyor! Bize düşen
sadece “kulluk” dostlar! Yani dünya toprağını ekmek! Sonuç
Yüce Yaradanın muhteşem huzurunda alınacak!
el-Adl’dir O! Zerreyi dahi boşa götürmeyendir O! Bu ismin tecellileriyle yaşamak istiyorsakinsan ilişkilerimizde “âdil” olmalıyız dostlar!
Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyibaşkalarına yapmamalıyız! Çevremizdeki ilk daireye; eşimize
yavrularımıza adil davranmalı
aile içi olayları
adaletle halletmeliyiz!
Adaletdoğruluk getirir. Öyle “doğru” olmalıyız ki yanımıza yaklaşan herkes “güven” duymalı
“huzur” duymalı varlığımızdan.
Tartın kendinizi “vicdan” terazinizde dostlarım.
“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz!” (TirmizîKıyâmet
26. Hadis no: 2461.) O “müthiş terazi”ye
kıyamet günü kurulacak o dehşetli “mizan”a ne kadar hazırsınız?
“Sizin tümünüzün dönüşü O’nadır! Allah’ın vaadi gerçektir. İman edip Salih amellerde bulunanlaraadaletle karşılık vermek için
yaşamayı başlatan
sonra onu iade edecek olan O’dur! İnkâr edenler için ise küfürlerinden dolayı onlar için kaynar sudan acı bir (içecek) azap vardır.” (Yûnus Sûresi (10)
4.)